Ceza soruşturması, kararların birden fazla makam tarafından verildiği bir aşamadır. Cumhuriyet savcısı, sulh ceza hâkimliği ve kimi hâllerde üst dereceli hâkimlik birbirinden farklı kararlar üretir; her birine karşı gidilecek yol da farklıdır. İtiraz dilekçesinin doğru makama verilmemesi, esasa girilmeden reddedilmesine yol açar ve kısa itiraz süreleri bu sırada tükenir.
Soruşturmada Kim Neye Karar Verir
Soruşturmayı savcı yürütür; ancak temel hak ve özgürlüklere doğrudan müdahale eden koruma tedbirlerinde karar mercii hâkimliktir. Bu ayrımı görmeden yazılan dilekçe, çoğu zaman muhatapsız kalır. Pratikte şu ayrım işe yarar:
- Soruşturmanın yürütülmesine, delil toplanmasına ve iddianame düzenlenmesine ilişkin tasarruflar savcılığa aittir.
- Tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma ve iletişimin denetlenmesi gibi tedbirlerde karar ve itiraz mercii hâkimliktir.
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz, kararı veren savcılık üzerinden hâkimliğe yöneltilir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtirazın Kurgusu
Bu itirazın gücü, yeni bir hukuki nitelendirme önermesinden değil, toplanmamış delili göstermesinden gelir. Dilekçe, soruşturma dosyasındaki hangi belgenin istenmediğini, hangi tanığın dinlenmediğini ve bu eksikliğin sonucu nasıl değiştirebileceğini somut biçimde ortaya koymalıdır. Genel ifadelerle yazılan itirazlar, dosyadaki mevcut değerlendirmeyi tekrar ettirmekten öteye geçmez. İtirazın kanunda öngörülen kısa süre içinde yapılması gerektiğinden, tebliğ tarihi tebligat zarfı üzerinden ayrıca doğrulanmalıdır.
Görevli Mahkemenin Belirlenmesi Neden Erken Önemlidir
Görevli mahkeme, isnat edilen fiilin hukuki nitelendirmesine göre belirlenir; ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar ile asliye ceza mahkemesinin baktığı işler arasındaki sınır, soruşturma aşamasında ileri sürülen nitelendirmeye bağlıdır. Savunma tarafının nitelendirmeye itirazını iddianame düzenlenmeden önce dosyaya yansıtması, hem tedbirlerin ölçüsünü hem de dosyanın gideceği mahkemeyi etkileyebilir. Görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınabileceği unutulmamalıdır.
Yanlış Mercie Başvurunun Görünen Sonuçları
Sık karşılaşılan üç durum vardır. Birincisi, hâkimlik kararına karşı savcılığa yazılan itirazdır. İkincisi, savcılık işlemine karşı doğrudan mahkemeye başvurulmasıdır. Üçüncüsü, henüz karar verilmemiş bir konuda itiraz dilekçesi sunulmasıdır. Her üçünde de dilekçe kayda girer, fakat süreyi koruma işlevi görmeyebilir. Bu nedenle dilekçenin başlığında karar tarihi, karar numarası yerine dosya numarası ve muhatap makam açıkça yazılmalıdır.
Dosya Takibinde Pratik Düzen
Soruşturma dosyasında kısıtlama kararı bulunup bulunmadığı, hangi belgelerin incelenebildiği ve hangi tarihte hangi talebin sunulduğu tek bir kronolojik listede tutulmalıdır. Bu liste, itiraz dilekçesinin eksik delil argümanını kurmasını da kolaylaştırır.
Burada anlatılanlar genel usul bilgisidir. Suçun niteliği, tedbirin türü ve dosyanın aşaması itiraz yolunu değiştirebileceğinden, somut soruşturmada adım atmadan önce dosya üzerinden değerlendirme yapılması gerekir.