Soruşturma evresinde verilen kararlara itiraz ederken en çok vakit kaybettiren nokta, itirazın hangi hâkimliğe veya mahkemeye yapılacağının baştan doğru saptanmamasıdır. CMK sistematiğinde soruşturmayı savcılık yürütür; ancak soruşturma tedbirlerinin ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların denetimi ayrı mercilere bırakılmıştır. Bu ayrımı bilmeden yazılan dilekçe, esasa hiç girilmeden usulden elenebilir.
İtirazın Muhatabı Karara Göre Değişir
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz, kararın tebliğinden itibaren CMK'da öngörülen süre içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır. Tutuklama, adli kontrol ve elkoyma gibi koruma tedbirlerine yönelik itirazlar ise kararı veren merciye verilir; merci direnirse dosya itirazı incelemekle görevli hâkimliğe gönderilir. Aynı dosyada birden fazla karar varsa her biri için ayrı ayrı itiraz yolu ve süresi işler; tek dilekçeye hepsini yığmak, sürenin geçtiği kalemler bakımından koruma sağlamaz.
Yer Yönünden Yetki: Suçun İşlendiği Yer
Ceza yargılamasında yetki kural olarak suçun işlendiği yere bağlanır. Nitelikli dolandırıcılık, bilişim yoluyla işlenen fiiller veya birden çok ilde gerçekleşen eylemlerde "suçun işlendiği yer" tartışmalı hale gelir. Bu durumda:
- Fiilin icra hareketlerinin başladığı ve neticenin gerçekleştiği yerler ayrı ayrı not edilmelidir.
- Mağdurun yerleşim yeri tek başına yetkiyi kurmaz; hangi hareketin nerede gerçekleştiği gösterilmelidir.
- Yetkisizlik ihtimali güçlüyse dilekçede alternatif yetki gerekçesi de açıklanmalıdır.
Delil Eksikliği İtirazını Somutlaştırmak
"Yeterli delil toplanmamıştır" cümlesi tek başına sonuç doğurmaz. İtiraz dilekçesinde hangi delilin, hangi kaynaktan, hangi usulle temin edilmesi gerektiği tek tek yazılmalıdır. Uygulamada en sık atlanan kalemler; iletişim ve bağlantı kayıtlarının saklama süresi dolmadan istenmesi, banka hareketlerinin dönem aralığı belirtilerek celbi, kamera görüntülerinin süresi içinde muhafaza altına alınması talebidir. Bu talepler süre geçtikten sonra teknik olarak karşılanamaz hale gelir; itirazın gerçek kaybı da çoğunlukla buradan doğar.
Yanlış Mercie Başvurunun Pratik Bedeli
Yanlış hâkimliğe verilen dilekçe kural olarak reddedilmez, görevli mercie gönderilir; fakat bu gönderme sırasında geçen zaman, delilin kaybolduğu zamandır. Bu nedenle itiraz dilekçesiyle eş zamanlı olarak delil muhafazası talebi ayrı bir dilekçeyle savcılığa sunulmalı, tebliğ tarihini gösteren belge dosyaya eklenmelidir. Tebligatın usulsüz olduğu düşünülüyorsa öğrenme tarihi ve buna dair karine oluşturan belgeler baştan gösterilmelidir.
Sonuç
Soruşturma itirazında başarı, dilekçenin uzunluğuyla değil; doğru merci, süresinde başvuru ve isimlendirilmiş delil talebi üçlüsüyle ilgilidir. Burada anlatılanlar genel çerçevedir; dosyanızdaki suç niteliği, tebligat tarihi ve tedbir türü sonucu tümüyle değiştirebileceğinden, itiraz metnini paylaşmadan önce dosyanın tamamını gören bir hukukçuyla değerlendirmenizde yarar vardır.