İçeriğe geç
AC

İş Kazasında Bir Aylık Süre Baskısı: Bildirim, Arabuluculuk ve Dava Yolu

1 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş kazası dosyalarında en sık yapılan hata, tüm süreleri tek bir başlığa indirgemektir. Oysa 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5510 sayılı Kanun ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu birbirinden farklı takvimler işletir; birinde geçen süre diğerini etkilemez. Bu rehber, kaza sonrası ilk aya sıkışan yükümlülükleri ve tazminat yolunun nasıl açık tutulacağını ele alır.

Kaza Sonrası İlk Günlerin Yükümlülükleri

İş kazası, işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna kanunda belirtilen kısa süre içinde bildirilmek zorundadır; ölümlü veya ağır yaralanmalı olaylarda kolluğa bildirim de gündeme gelir. İşçi açısından kritik olan nokta, olayın kayda geçirilmiş olmasıdır. Bildirim yapılmamışsa işçi veya yakınları doğrudan Kuruma başvurarak olayın iş kazası olarak tespitini isteyebilir. Kayıt dışı çalışma iddiası varsa, hizmet tespiti talebi ayrı bir dava olarak kurgulanmalıdır.

Bir Aylık Süre Hangi Talep İçin Geçerlidir?

Bir aylık süre, iş kazası tazminatının kendisine değil, iş sözleşmesinin feshine bağlı taleplere ilişkindir. Kaza sonrası işten çıkarılma söz konusuysa, feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle arabulucuya başvuru, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık süreye tabidir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında işe iade yolu kapanır; geriye yalnızca tazminat talepleri kalır. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı da olayı öğrenmesine bağlı kısa bir süre içinde kullanılmalıdır.

Tazminat Davası ve Arabuluculuk İstisnası

İş uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak kural olarak dava şartıdır. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla bağlantılı tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun dışında tutulmuştur. Bu ayrım bilinmediğinde iki tür hata görülür: zorunlu olmadığı hâlde arabuluculukla vakit kaybedilmesi veya zorunlu olduğu hâlde atlanarak davanın usulden reddedilmesi. Dosyanın hangi talebe dayandığı en baştan netleştirilmelidir.

Kusur ve Zararın İspatı

  • İş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları ile katılım imzaları.
  • Kişisel koruyucu donanım zimmet belgeleri ve kullanım talimatları.
  • Risk değerlendirme raporu ve olaydan önceki denetim tutanakları.
  • Olay yeri fotoğrafları, makine bakım kayıtları ve tanık listesi.
  • Hastane kayıtları, sağlık kurulu raporu ve iş göremezlik oranına ilişkin belgeler.

Zamanaşımının Uzun Olması Bir Güvence Değildir

Tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi görece uzundur; bu durum çoğu dosyada erteleme davranışına yol açar. Ancak zaman geçtikçe tanıklara ulaşmak zorlaşır, kamera kayıtları silinir, iş yeri düzeni değişir ve kusur oranı daha zayıf verilerle belirlenir. Delilin ömrü, sürenin ömründen kısadır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; kazanın niteliği, sigortalılık durumu ve fesih olup olmadığı takvimi değiştirir. İş kazası yaşandıysa, bildirim ve fesih tarihlerini yazılı hâle getirip bir hukukçuyla değerlendirmeniz yararınıza olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla