İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında Görevli Mahkeme, Yetki ve Bir Aylık Süre Baskısı

28 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İş sözleşmesi sona erdikten sonra kıdem, ihbar, fazla çalışma ve yıllık izin gibi alacaklar gündeme geldiğinde, dosyanın nerede ve ne zaman açılacağı çoğu zaman alacağın kendisi kadar belirleyici olur. 4857 sayılı İş Kanunu ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu birlikte uygulandığında, işçinin önünde hem bir zorunlu arabuluculuk aşaması hem de fesihle başlayan kısa takvimler bulunur.

Bir Aylık Sürenin Hangi Talep İçin Geçerli Olduğu

Feshin geçersizliği ve işe iade istemi bakımından bir aylık başvuru süresi kesindir ve bu süre fesih bildiriminin tebliğinden işler. Buna karşılık kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret kaynaklı alacaklar için farklı zamanaşımı süreleri geçerlidir. Bu iki takvimin karıştırılması, işe iade yolu kapandıktan sonra yalnızca tazminat davası açılabilmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle fesih tarihinin, bildirimin şekli ve tebliğ biçimi ile birlikte ilk gün kayda geçirilmesi gerekir.

Arabuluculuk: Dava Şartı Niteliği

İşçilik alacakları ve işe iade talepleri için arabulucuya başvuru, dava açmadan önce tamamlanması gereken bir dava şartıdır. Toplantıya katılmamanın gider yönünden sonuçları vardır; anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemleri ise bu zorunluluğun dışında tutulmuştur; 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülük tartışmaları bu dosyalarda ayrıca değerlendirilir.

Görev ve Yetki Analizi

  • Görev kural olarak iş mahkemesindedir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar.
  • Yetki bakımından davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi başvurulabilecek yerlerden biridir.
  • İşin fiilen yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir; işçi bu iki seçenek arasında tercih yapabilir.
  • Sözleşmeye konulan yetki kayıtları, işçi lehine olan bu düzenlemeyi tek yönlü olarak daraltamaz.
  • 5510 sayılı Kanundan doğan hizmet tespiti istemlerinde Kurumun davaya dahli gözetilir.

Delilin Zayıf Kaldığı Noktalar

Fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarında ispat yükü çoğunlukla işçidedir ve bu kalemler yazılı belge yoksa tanık beyanıyla değerlendirilir. Giriş-çıkış kayıtları, puantaj, mesaj ve e-posta yazışmaları, servis listeleri, kamera kayıtlarına ilişkin talepler dava açılmadan önce derlenmelidir. Banka hesap dökümü ile bordroların karşılaştırılması, ücretin gerçek tutarının tespitinde çoğu zaman en güçlü dayanaktır. İhtirazi kayıt konulmadan imzalanmış bordroların sonradan tartışılması ise ek delil gerektirir.

Uygulama Sırası

  1. Fesih bildirimi ve tebliğ tarihi belgelenir.
  2. Bir aylık ve zamanaşımı takvimleri ayrı ayrı yazılır.
  3. Arabuluculuk başvurusu yapılır, tutanak saklanır.
  4. Alacak kalemleri ayrı ayrı hesaplanır ve belgeye bağlanır.
  5. Yetkili yer, tanıkların bulunduğu yer de gözetilerek seçilir.

Yukarıdaki çerçeve genel bilgi niteliğindedir. Her feshin kendine özgü gerekçesi ve delil durumu bulunduğundan, süre işlemeye başlamadan bir hukukçuyla görüşmek en sağlıklı yoldur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla