İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında Bir Aylık Süre, Arabuluculuk ve Merci Seçimi

2 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İş ilişkisi sona erdiğinde işçinin karşılaştığı ilk zorluk, farklı taleplerin farklı sürelere tabi olmasıdır. 4857, 7036, 5510 ve 6331 sayılı kanunlar ekseninde yürüyen süreçte bir kısım talep çok kısa süreye bağlıyken, bir kısmı yıllarla ölçülen zamanaşımına tabidir. Aşağıda konu, bu süre farklılığı ve doğru merci seçimi bakımından ele alınmaktadır.

Bir Aylık Süre Hangi Talep İçin Geçerli?

Feshin geçersizliği ve işe iade talebi, 4857 sayılı Kanun'da öngörülen bir aylık süre içinde arabulucuya başvurulmasını gerektirir. Bu süre fesih bildiriminin tebliğinden itibaren işler ve niteliği gereği kaçırıldığında telafisi yoktur. Buna karşılık kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti gibi alacaklar bu bir aylık süreye tabi değildir; bunların kendi zamanaşımı süreleri vardır. En sık görülen hata, bütün taleplerin aynı takvimle değerlendirilmesi ve işe iade süresinin farkına varılmadan geçirilmesidir.

Dava Şartı Arabuluculuk

İşçilik alacağı ve işe iade taleplerinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu adım atlanırsa dava esasa girilmeden reddedilir. Buna karşılık iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından kapsam farklıdır. Arabuluculuk görüşmesinde imzalanan anlaşma tutanağının kapsamı da titizlikle okunmalıdır; genel ifadelerle bütün alacaklardan feragat edildiği yönünde kurulan metinler, sonradan açılacak davanın önünü kapatabilir.

Alacak Kalemlerinin Ayrıştırılması

  • Kıdem ve ihbar tazminatı: feshin türü ve haklılık değerlendirmesine bağlıdır.
  • Fazla çalışma ve hafta tatili ücreti: çalışma düzeninin ispatını gerektirir.
  • Yıllık izin ücreti: iş sözleşmesinin sona ermesiyle talep edilebilir hâle gelir.
  • Ulusal bayram ve genel tatil ücreti: fiilen çalışıldığının gösterilmesi gerekir.
  • Sigorta primlerine ilişkin talepler: hizmet tespiti davası ayrı bir usule tabidir.

Yanlış Mercie Başvurunun Sonucu

Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne yapılan şikâyet ya da SGK'ya verilen bildirim, idari denetim başlatabilir; ancak bunlar dava süresini koruyan başvurular değildir. İşe iade süresi bu kanallarda beklenerek geçirildiğinde, sonradan açılan dava süre yönünden reddedilir. Hizmet tespiti talebinin işçilik alacağı davasıyla aynı dilekçede karıştırılması da usul sorunu doğurur.

Delil Hazırlığı

  1. Fesih bildirimi ve tebliğ tarihini gösteren belge saklanır.
  2. Bordro, banka ödeme kayıtları ve varsa elden ödeme yazışmaları toplanır.
  3. İşyeri giriş çıkış kayıtları, vardiya çizelgeleri ve görev yazışmaları biriktirilir.
  4. Tanık listesi, aynı dönemde çalışan kişiler arasından belirlenir.
  5. Arabuluculuk son tutanağının tarihi ve dava açma süresi ajandaya işlenir.

Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar. Feshin sebebi, işyerindeki çalışan sayısı ve kıdem süresi hangi hakların doğduğunu değiştirebileceğinden, fesih bildirimi elinize ulaştığı anda hukuki değerlendirme yaptırılması önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla