İşçilik alacaklarına ilişkin dosyalarda taraflar çoğu kez hukuki tartışmadan önce rakam tartışmasına girer. Oysa 4857 ve 7036 sayılı Kanunların çizdiği düzende asıl mesele, kıdem hesabına esas alınacak ücretin ve hizmet süresinin nasıl ispatlanacağıdır. Sosyal güvenlik kayıtları 5510 kapsamında önemli bir dayanak sunsa da, tek başına her zaman yeterli olmaz.
Kayıtlı Ücret ile Fiili Ücret Ayrışıyorsa
Bordroda görünen tutar ile elden yapılan ödemeler farklıysa, iddia sahibinin bunu somut delille desteklemesi beklenir. Banka hesabına düzenli yatan tutarlar, aynı işyerinde benzer görevde çalışanların ücret bilgisi, meslek kuruluşlarından gelen ücret araştırması ve yazışmalar bu noktada işlev görür. İmzalı bordroların ihtirazi kayıt konulmadan imzalanmış olması ise savunma tarafına dayanak sağlar; bu nedenle imza atılan her belgenin kopyası saklanmalıdır.
Hizmet Süresinin Kesintisizliği
Kıdemin hesabında aralıklı çalışmalar, alt işveren değişiklikleri ve işyeri devri sıkça tartışma yaratır. Aynı işin farklı şirketler üzerinden yürütülmesi halinde, fiili çalışma düzeninin sürekliliğini gösteren belgeler önem kazanır.
- İşe giriş ve çıkış bildirgeleri ile hizmet dökümü
- Kimlik kartı, yemek ve servis listeleri, vardiya çizelgeleri
- Şirket içi e-posta ve kurumsal hesap kayıtları
- İş sağlığı ve güvenliği kapsamında 6331 uyarınca tutulan eğitim ve zimmet kayıtları
Fazla Çalışma ve Ek Ödemelerde Delil Dengesi
Fazla çalışma iddiası genellikle tanık beyanı ile ileri sürülür; ancak yazılı kayıt bulunduğunda beyanın etkisi artar. Giriş çıkış turnike verileri, araç takip kayıtları, mesai onay ekranları ve müşteriyle yapılan zaman damgalı yazışmalar bu kapsamda değerlendirilir. Öte yandan ücrete dahil edildiği ileri sürülen kalemlerin sözleşmedeki karşılığı incelenmeden yapılan hesap, sonradan düzeltme gerektirir.
Süreler: Feshe İtiraz ile Alacak Talebi Aynı Takvimde Değildir
Feshin geçersizliği iddiası kısa ve katı sürelere bağlıyken, alacak talepleri zamanaşımı süreleri içinde ileri sürülür. Ayrıca dava şartı niteliğindeki arabuluculuk aşaması atlandığında dosya esasa girilmeden reddedilir; arabuluculuk son tutanağının tarihi ise sonraki adımın takvimini belirler. Bu üç tarihi tek bir çizelgede tutmak, hak kaybının en pratik önleyicisidir.
Kapanış
Aktarılanlar genel bilgi niteliğindedir; çalışma biçiminiz, fesih şekliniz ve belgelerin durumu hesabı doğrudan etkiler. Fesihten sonra süreler işlemeye başladığından, evraklarınızı toparlayarak vakit kaybetmeden hukuki görüş almanız uygun olur.