İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında İspat Yükü: Bordro, Tanık ve Arabuluculuk Sonrası İki Haftalık Süre

8 Nisan 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş uyuşmazlıklarında haklılık ile ispat edilebilirlik çoğu zaman aynı şey değildir. 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5510 sayılı Kanun ve 6331 sayılı Kanun'un birlikte işlediği bu alanda, alacağın türüne göre ispat yükü taraflar arasında yer değiştirir. Bu haritayı bilmeden açılan dava, gerçekte var olan alacağın bir bölümünün kaybedilmesiyle sonuçlanabilir.

İspat Yükü Kimde

  • Ücretin ödendiği: ödeme savunması işverene aittir; imzalı bordro veya banka kaydı sunulmalıdır.
  • Fazla çalışma: kural olarak işçi ispatlar. İmzalı bordroda fazla mesai tahakkuku varsa ve ihtirazi kayıt konulmamışsa, işçinin yazılı belge sunması beklenir.
  • Feshin geçerli sebebe dayandığı: işveren ispatlar. Buna karşılık işçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa bunu göstermelidir.
  • Yıllık izin kullanımı: izin defteri veya imzalı belge işverendedir.

Tanık Deliliyle Yürüyen Dosyalar

Fazla çalışma ve çalışma süresine ilişkin iddialarda tanık en sık başvurulan delildir; ancak tanığın kendi davası bulunması güvenilirliğini zayıflatır. Tanık beyanının yanına giriş-çıkış kayıtları, kartlı geçiş verileri, servis listeleri, nöbet çizelgeleri veya iş yazışmaları eklendiğinde beyan tek başına kalmaktan çıkar. Ayrıca tanık anlatımına dayanan hesaplamalarda hâkimin makul bir indirim uygulaması olağandır; talebin bu ihtimale göre kurgulanması gerekir.

Fesih Anının Belgelenmesi

İş sözleşmesinin kim tarafından, ne zaman ve hangi gerekçeyle sona erdirildiği tüm alacak kalemlerini etkiler. Sözlü olarak "işten çıkarıldınız" denilen hâllerde, işçinin aynı gün noter ihtarı göndermesi ya da yazılı belge talep etmesi, sonradan "devamsızlık" savunmasına karşı en güçlü delildir. Haklı nedenle istifa hâllerinde ise sebebin fesih anında yazılı olarak bildirilmesi, kıdem tazminatı talebinin dayanağını oluşturur.

Süre Düzeni: Üç Ayrı Saat

Bu alanda süreler birbirine karıştığında telafi güçtür:

  1. Arabuluculuk: işçilik alacakları için arabulucuya başvuru dava şartıdır. Anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Bu kısa süre uygulamada en sık kaçırılan noktadır.
  2. İşe iade: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır; bu süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında işe iade yolu tümüyle kapanır.
  3. Zamanaşımı: kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti gibi kalemler beş yıllık zamanaşımına tabidir.

Hesaplamayı Baştan Yaptırmak

Arabuluculuk masasına hesap yapılmadan oturmak, düşük bir rakamda anlaşmaya ve tüm alacaklardan feragat eden bir tutanağa imza atmaya yol açar. Giydirilmiş brüt ücretin, ikramiye ve yol-yemek yardımlarının hesaba katılıp katılmadığı önceden kontrol edilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Alacak kalemleri ve süreler her iş ilişkisinde farklı işleyebileceğinden, arabuluculuk görüşmesinden önce hukuki destek alınması yararlı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla