İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında Fazla Mesai Hesabı: Tanık Dengesi ve Beş Yıllık Zamanaşımı

21 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İşçilik alacağı dosyalarında fazla mesai, hem en çok talep edilen hem de en çok indirime uğrayan kalemdir. Bunun nedeni çoğu zaman çalışmanın gerçekte yapılmamış olması değil; kapsamının ve süresinin ölçülebilir biçimde ortaya konulamamasıdır. Hesap tablosunun mantığı anlaşılmadan toplanan delil, dosyaya beklenen katkıyı vermez.

Alacak Kalemlerini Ayrıştırmak

Kıdem ve ihbar tazminatı feshin niteliğine bağlıdır; fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil alacakları ise fiili çalışmaya dayanır. Bu ayrım önemlidir çünkü ilk grupta feshin kim tarafından ve hangi sebeple yapıldığı, ikinci grupta ise çalışma düzeninin nasıl olduğu tartışılır. Aynı dosyada her iki grup birlikte istendiğinde, delil listesi de bu ayrıma göre hazırlanmalıdır.

Hesabın Dayandığı Ölçüler

4857 sayılı Kanun, haftalık çalışma süresini kırk beş saat olarak belirler ve bu süreyi aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Fazla çalışma ücreti, normal saatlik ücretin yüzde elli artırılması suretiyle hesaplanır. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması halinde ise ayrıca ödeme yapılması gerekir. Hesaba esas alınacak ücretin belirlenmesinde, çıplak ücretin mi yoksa giydirilmiş ücretin mi kullanılacağı kaleme göre değiştiğinden, tabloda her satırın hangi ücret üzerinden kurulduğu gösterilmelidir. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet dökümü, çalışma süresinin sınırlarını belirlemekte yardımcı olur.

Tanık Beyanının Sınırı

  • Tanığın işçiyle aynı dönemde ve aynı birimde çalışmış olması beyanın ağırlığını artırır.
  • Kendisi de aynı işverene karşı dava açmış tanığın beyanı dikkatle değerlendirilir.
  • Tanık, çalışma düzenini gün ve saat vererek anlatabilmelidir.
  • Beyanlar arasındaki çelişkiler, tüm kalemin reddine kadar gidebilir.

Tanık anlatımıyla belirlenen fazla mesaide, çalışmanın her hafta kesintisiz aynı yoğunlukta sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı görülmesi nedeniyle takdiri bir indirim uygulanması yerleşik bir uygulamadır. Bu ihtimal talep kurulurken hesaba katılmalıdır.

Zorunlu Arabuluculuk ve Tutanağın Yazımı

7036 sayılı Kanun uyarınca işçilik alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır. Son tutanakta talep edilen alacak kalemlerinin tek tek yazılması, tutanakta yer almayan bir kalem bakımından sonradan sorun çıkmasını önler. Kısmi anlaşma halinde hangi kalemler için anlaşıldığı da açıkça gösterilmelidir.

Beş Yıllık Zamanaşımı ve Talep Artırımı

Ücret niteliğindeki alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir ve zamanaşımı ancak karşı tarafça ileri sürüldüğünde dikkate alınır. Dava kısmi olarak açılıp bilirkişi raporundan sonra talep artırılacaksa, artırılan kısım bakımından zamanaşımı def'inin ayrıca ileri sürülebileceği unutulmamalıdır. Bu risk nedeniyle, dosyanın belirsiz alacak mı yoksa kısmi dava olarak mı açılacağı en baştan değerlendirilmelidir. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin 6331 sayılı Kanun kapsamındaki kayıtlar da çalışma düzenini gösteren yan delil olarak kullanılabilir.

Bu içerik genel bilgi amaçlıdır. Çalışma düzeni, işyerindeki kayıt sistemi ve feshin biçimi hesabı doğrudan etkilediğinden, talebinizi oluşturmadan önce hukuki destek almanız yararlı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla