İçeriğe geç
AC

İşe İade Davasında Fazla Mesai İddiasının İspatı: Kayıt Eksikliğini Aşmak

8 Nisan 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İşe iade talebiyle açılan davada tartışma feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı üzerinde yoğunlaşır; fazla mesai alacağı ise ayrı bir dava konusudur. Uygulamada bu iki başlık iç içe geçer, çünkü feshin gerekçesi olarak gösterilen verimsizlik ya da devamsızlık iddiaları çoğu zaman çalışma süresi kayıtlarına dayandırılır. 4857 sayılı Kanun ve 7036 sayılı Kanun çerçevesinde ilerleyen bu süreçte, çalışma süresine ilişkin kayıtların kimde olduğu belirleyicidir.

Kayıtların İşverende Olması Neyi Değiştirir

Puantaj, giriş çıkış kayıtları, vardiya çizelgeleri ve bordrolar işverenin düzenlemekle yükümlü olduğu belgelerdir. Bu belgeler işçinin elinde bulunmaz. İşçi tarafında delil eksikliği riski, çoğunlukla bu asimetriden doğar. Buna karşılık bordroda fazla mesai tahakkuku görünüyor ve işçi ihtirazi kayıt koymadan imzalamışsa, o dönem bakımından iddiayı ileri sürmek zorlaşır. Bu nedenle bordroların dönem dönem incelenmesi, davanın en erken adımlarından biridir.

İşçi Tarafında Delil Toplama Yolları

  • İşyeri giriş çıkışını gösteren kart, turnike veya güvenlik kayıtlarının mahkemece celbi talep edilir.
  • Aynı dönemde çalışmış tanıkların, kendi çalışma dönemleriyle sınırlı beyanları önem taşır.
  • Kurumsal e-posta, mesajlaşma ve iş takip sistemi üzerindeki zaman damgaları çalışma saatini destekler.
  • Servis saatleri, ulaşım kartı hareketleri ve yemek kartı kullanımları destekleyici veri sağlar.
  • SGK kayıtları ve hizmet dökümü, çalışma süresinin başlangıç ve bitişini netleştirir.

İşveren Tarafında Savunma Düzeni

İşveren yönünden en güçlü savunma, kayıt düzeninin tutarlılığıdır. Fesih gerekçesi ile ilgili tutanaklar, savunma istem yazıları ve uyarılar tarih sırasıyla dosyaya konulmalı; fesih bildiriminde yazılan sebep ile yargılamada ileri sürülen sebep aynı olmalıdır. Sonradan eklenen fesih sebepleri, savunmanın bütününü zayıflatır. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki eğitim ve gözetim kayıtları da işverenin yükümlülüklerini yerine getirdiğini gösteren belgeler arasındadır.

Arabuluculuk Aşamasının Kritik Rolü

İşe iade talebinde arabuluculuk dava şartıdır ve bu aşamada tutulan son tutanak, sonraki yargılamanın çerçevesini çizer. Tutanağa yazılan talep kalemleri ile dava dilekçesindeki talepler arasındaki uyumsuzluk, usul tartışması doğurur. Anlaşma sağlanacaksa, hangi alacak kalemlerinin kapsam içinde olduğu tutanakta tek tek gösterilmelidir; genel ifade kullanılan tutanaklar sonradan ihtilaf kaynağı olur.

Sosyal Güvenlik Yansımaları

İşe iade kararı sonrasında çalıştırılmayan sürelere ilişkin ücret ve haklar ile bu sürelerin 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık bildirimi ayrı bir işlem gerektirir. Kararın kesinleşmesinin ardından başvuru için tanınan süre içinde hareket edilmemesi, kazanılan hakkın fiilen sonuçsuz kalmasına yol açabilir.

Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir; işyeri uygulaması, toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmesinin türü sonucu değiştirebilir. Fesih bildirimi elinize ulaştığında süreler işlemeye başladığından, zaman kaybetmeden değerlendirme almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla