İçeriğe geç
AC

İşe İade Davasında İspat Yükü: Feshin Geçerliliğini Kim, Neyle Kanıtlar?

9 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İşe iade davalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman tarafların anlatımı değil, kimin neyi kanıtlamak zorunda olduğudur. 4857 ve 7036 ekseninde bakıldığında ispat yükü ağırlıklı olarak işverendedir; ancak bu kural, işçi tarafını hazırlıksız bırakacak kadar rahatlatıcı değildir. Bu rehber ispat düzenini ve usule aykırı işlem nedeniyle davanın kaybedildiği noktaları ele alıyor.

İspat yükünün paylaşımı

Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa bu iddiasını kendisi ispatlamakla yükümlüdür. Pratikte bu, işverenin performans, yeniden yapılanma veya davranış gerekçesini belgelemek zorunda olduğu; işçinin ise sendikal sebep, ayrımcılık ya da işyerinde başkasının işe alınması gibi karşı olguları göstermesi gerektiği anlamına gelir.

İşveren tarafında belgeleme zinciri

  1. Fesih bildiriminin yazılı yapılması ve sebebinin açık, kesin biçimde gösterilmesi
  2. Davranış veya verim kaynaklı fesihlerde işçinin savunmasının usulüne uygun alınması
  3. Performansa dayalı fesihte ölçütlerin fesihten önce tanımlanmış ve işçiye bildirilmiş olması
  4. İşletmesel karar iddiasında kararın tutarlı biçimde uygulandığının belgelenmesi
  5. Feshin son çare olduğunun; nakil, pozisyon değişikliği gibi seçeneklerin tüketildiğinin gösterilmesi

İşçi tarafında delil toplama

İşçinin elindeki en güçlü araçlar genellikle yazılı iletişim kayıtları, görev tanımı, bordrolar ve işyerindeki pozisyon değişikliklerine ilişkin duyurulardır. Fesihten sonra aynı işi yapmak üzere yeni personel alındığının ortaya konması, işletmesel gerekçe savunmasını doğrudan zayıflatır. Tanık beyanları önemlidir; ancak tanığın işyerindeki konumu ve olayı hangi sıfatla gözlemlediği belirtilmediğinde beyanın ağırlığı azalır.

Süre ve usul: davayı erken bitiren eşikler

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde arabulucuya başvurulması zorunludur; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlenmesinden itibaren yine sınırlı bir süre içinde dava açılmalıdır. Bu iki takvim ayrı ayrı tutulmalıdır. Ayrıca iş güvencesi hükümlerinden yararlanma koşulları (işyerindeki işçi sayısı, kıdem, iş sözleşmesinin türü) dava açılmadan önce doğrulanmalıdır; koşul yoksa dava esastan görülmez.

Karar sonrası: başvuru ve işe başlatmama tazminatı

İşe iade kararının sonuç doğurması, işçinin kanunda öngörülen süre içinde işverene başvurmasına bağlıdır. Bu başvurunun yapıldığını kanıtlayacak biçimde ve doğru muhataba yöneltilmesi gerekir. Başvuru ispatlanamazsa, kazanılmış bir dava dahi maddi sonuç doğurmayabilir.

Buradaki açıklamalar genel bilgi amaçlıdır. İş ilişkinizin süresi, işyerinin yapısı ve fesih gerekçesi tabloyu değiştirebileceğinden, fesih bildirimini aldığınız gün hukuki destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla