İş kazası sonrasında açılacak dosyada sorulması gereken ilk soru teknik değil usulidir: bu talep için arabulucuya başvurmak dava şartı mıdır, yoksa doğrudan mahkemeye mi gidilir? 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen dava şartı arabuluculuk iş uyuşmazlıklarının büyük bölümünü kapsar; buna karşılık iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davaları bu kapsamın dışında tutulmuştur. Bu ayrımı gözden kaçıran bir plan, dosyayı daha ilk günden sakatlar.
Talebi Doğru Kutuya Yerleştirmek
Aynı olaydan doğan taleplerin tamamı tek bir usule tabi değildir. Kazaya bağlı bedensel zarar tazminatı ile ödenmeyen ücret veya kıdem tazminatı gibi işçilik alacakları farklı yollardan ilerler. Uygulamada en sık yapılan hata, tüm kalemleri tek dilekçeye koyup hepsini aynı ön koşula tabi saymaktır.
- Kazadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat: arabuluculuk dava şartı kapsamı dışındadır.
- Ücret, fazla çalışma, kıdem ve ihbar tazminatı gibi işçilik alacakları: arabuluculuk kural olarak dava şartıdır.
- Kurumun rücu talepleri ve sigortalılık tespitine ilişkin uyuşmazlıklar: 5510 sayılı Kanun çerçevesinde ayrı değerlendirilir.
Olay Anından Dilekçeye Uzanan Tarih Ekseni
Süre planı, kaza tarihinden değil kazanın kayda geçtiği ilk belgeden başlatılmalıdır. İşveren tarafından yapılan bildirim, kolluk tutanağı, hastane kaydı ve sağlık kurulu raporu tarihleri tek bir çizelgede toplanır. Bedensel zararın kalıcı hale gelip gelmediği ve iş göremezlik oranının kesinleşme tarihi, talebin miktarını belirlediği kadar zamanlamasını da belirler.
- Kaza bildirimi ve tutulan tutanakların tarihleri çıkarılır.
- Sağlık raporları ve iş göremezlik değerlendirmesi kronolojik sıraya konur.
- 6331 sayılı Kanun kapsamındaki risk değerlendirmesi ve eğitim kayıtları istenir.
- Talep kalemleri, ön koşula tabi olan ve olmayan şeklinde ikiye ayrılır.
- Arabuluculuk gerektiren kalemler için başvuru, dava hazırlığından önce yapılır.
Usule Aykırı İşlemin İki Klasik Görünümü
Birincisi, dava şartı bulunmadığı halde arabuluculuk sürecine girilerek zaman kaybedilmesidir; bu, doğrudan bir hak kaybı yaratmasa da tazminat davasında tedbir ve delil tespiti fırsatını geciktirir. İkincisi ve daha ağır olanı, dava şartına tabi işçilik alacakları için son tutanak alınmadan dava açılmasıdır. Bu durumda esasa girilmeden usulden ret kararı verilir ve yeniden başlamak gerekir.
Delil Zamanlaması İş Yeri Koşullarına Bağlıdır
İş kazası dosyalarında delilin çoğu davalının elindedir. Makine bakım kayıtları, vardiya çizelgeleri, kişisel koruyucu donanım teslim tutanakları ve kamera görüntüleri zamanla ortadan kalkabilir. Bu nedenle delil tespiti talebi, tazminat davasının açılmasını beklemeden ayrıca gündeme alınmalıdır. Kusur dağılımına ilişkin bilirkişi incelemesinin sağlıklı yapılabilmesi de bu kayıtların korunmasına bağlıdır.
Kapanış Notu
Buradaki değerlendirmeler genel çerçeveyi anlatır; kazanın oluş biçimi, sigortalılık durumu ve talep edilen kalemler usul yolunu tümüyle değiştirebilir. Dosyanızın kendi koşullarına göre bir hukukçuyla birlikte yol haritası çıkarmanız yerinde olur.