Mobbing iddiası, tek bir olaya değil sistematik ve süreklilik gösteren bir davranış örüntüsüne dayandığı için ispat bakımından kendine özgüdür. İşçinin haklı olduğu birçok dosya, iddianın doğru olmaması nedeniyle değil, delillerin dağınık ve hukuka uygunluğu tartışmalı biçimde toplanması nedeniyle zayıflar. Bu rehber, iş hukuku uyuşmazlıklarında delil üretimini usule aykırılık riski ekseninde ele alır.
Süreklilik ve Sistematiklik Nasıl Gösterilir
4857 sayılı Kanunun işçiyi gözetme borcu ve 6331 sayılı Kanunun sağlıklı çalışma ortamı yükümlülüğü, mobbing iddiasının hukuki zeminini oluşturur. İspatta belirleyici olan, ayrı ayrı önemsiz görünen olayların bir zaman çizelgesinde toplandığında ortaya çıkardığı tablodur. Her olay için tarih, yer, tanık ve varsa yazılı iz üçlüsü aynı satırda tutulmalıdır.
- Görev tanımının tek taraflı daraltıldığı yazışmalar
- Toplantı ve iş dağıtım listelerinden çıkarılmayı gösteren kayıtlar
- İzin, mesai ve performans değerlendirmelerindeki ani değişimler
- Sağlık kuruluşuna başvurular ve rapor içerikleri
- İşyeri içi şikâyet mekanizmasına yapılan başvurular ve verilen cevaplar
Delilin Elde Ediliş Biçimi Sonucu Etkiler
Ses veya görüntü kaydı alınması gündeme geldiğinde, kaydın hukuka uygunluğu ayrı bir tartışma başlığıdır. Kişinin kendisinin taraf olduğu bir konuşmayı, kaybolma ihtimali bulunan bir olayı belgelemek amacıyla ve başka türlü ispat imkânı bulunmadığında kaydetmesi ile üçüncü kişilerin konuşmalarının planlı biçimde izlenmesi aynı değerlendirmeye tabi değildir. Yanlış kurgulanmış bir kayıt, ispat aracı olmaktan çıkıp aleyhe sonuç doğurabilir.
İş Sözleşmesini Feshetmeden Önceki Kontroller
Mobbing gerekçesiyle haklı nedenle fesih, kıdem tazminatı ve diğer talepler bakımından belirleyici bir adımdır. Fesih bildiriminde gerekçenin somut olaylara atıfla yazılması, sonradan gerekçe değiştirme tartışmasını önler. Ayrıca 7036 sayılı Kanun çerçevesinde işçilik alacakları için arabuluculuğun dava şartı olduğu, başvurunun süresinde ve doğru işverene yöneltilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Tanık Beyanını Kırılgan Hâle Getiren Hatalar
Hâlen çalışan tanıkların beyanları baskı iddiasıyla tartışmaya açılabilir; ayrılmış çalışanların ise kendi davası varsa menfaat ilişkisi gündeme gelir. Tanık listesini bu iki riski dengeleyecek biçimde kurmak, her tanığın hangi olayı doğrudan gördüğünü dilekçede belirtmek dosyanın direncini artırır.
Bu metin genel bilgilendirme sunar ve her işyerinin koşulları farklıdır. Fesih ya da başvuru adımını atmadan önce delil listesinin bir hukukçuyla birlikte gözden geçirilmesi, geri dönüşü olmayan usul hatalarını önler.