İçeriğe geç
AC

İşe İade ile Kıdem Hesabının Kesişimi: Arabuluculuk Takvimi ve Alacak Kalemleri

1 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 3 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş sözleşmesi feshedilen çalışanın önünde iki ayrı yol vardır: feshin geçersizliğini ileri sürerek işe iade istemek ya da feshi kabul ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer alacakları talep etmek. Bu rehber, iki yolun süre bakımından nasıl kesiştiğine ve yanlış sıralamanın nasıl hak kaybına yol açtığına odaklanır.

İşe İadenin Sıkı Takvimi

4857 sayılı Kanun kapsamında iş güvencesinden yararlanan çalışan, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. 7036 sayılı Kanun uyarınca arabuluculuk bu dava için zorunlu bir dava şartıdır. Anlaşmazlık hâlinde düzenlenen son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır. Her iki süre de hak düşürücüdür; birinin kaçırılması işe iade yolunu tamamen kapatır ve geriye yalnızca tazminat talepleri kalır.

İş Güvencesi Kapsamı Kontrolü

Dava açmadan önce kapsam kontrolü yapılmalıdır:

  • İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışıyor mu?
  • Çalışanın kıdemi en az altı ay mı?
  • Sözleşme belirsiz süreli mi?
  • Fesih bildirimi yazılı yapılmış ve sebebi açıkça gösterilmiş mi?

Bu koşullardan biri karşılanmıyorsa işe iade yolu kapalıdır; bu durumda feshin kötüniyetli olup olmadığı ve buna bağlı tazminat gündeme gelir. Kapsam kontrolü yapılmadan başlatılan süreç, hem süre hem masraf kaybına yol açar.

İşe İade Kazanıldığında Ne Olur?

Feshin geçersizliği tespit edildiğinde, çalışanın kesinleşen karardan sonra işverene başvurması gerekir. İşveren işe başlatmazsa, çalışanın en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı ile en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti gündeme gelir. Bu noktada kıdem hesabı da değişir: işe başlatılmama hâlinde boşta geçen süre kıdeme eklenir ve tazminat hesabı fesih tarihindeki değil, güncellenmiş süre ve ücret üzerinden yapılır.

Kıdem Hesabında Sık Yapılan Hatalar

  1. Giydirilmiş ücretin ihmali: kıdem tazminatı çıplak ücret üzerinden değil, süreklilik arz eden yol, yemek, ikramiye gibi ödemeler eklenerek hesaplanır.
  2. Aynı işverene ait farklı işyerlerindeki sürelerin birleştirilmemesi: aralıklı çalışmalar koşulları varsa birleştirilir.
  3. Tavan sınırının gözden kaçırılması: kıdem tazminatına yasal tavan uygulanır; ihbar tazminatı ise bu tavana tabi değildir.
  4. Fazla çalışma ve ücret kayıtlarının toplanmaması: 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet dökümü, bordrolar ve banka ödeme kayıtları birlikte istenmelidir.

Zamanaşımı Ayrımı

Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacakları fesihten itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ücret, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarında ise farklı süreler işler. İşe iade davası açılmış olması, bu alacaklara ilişkin zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz; bu nedenle iki süreç ayrı takvimlerde izlenmelidir.

İş Kazası Boyutu Varsa

Fesih bir iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında gerçekleşmişse, 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin ihlali ayrı bir sorumluluk doğurur. Bu durumda maddi ve manevi tazminat talepleri, işe iade sürecinden bağımsız olarak ve farklı bir zamanaşımı içinde değerlendirilir.

Buradaki çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır. İşyerinin ölçeği, fesih gerekçesi ve ücret yapısı sonucu değiştirdiğinden, fesih bildirimini aldığınız gün süreleri kaçırmamak için hukuki destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla