İş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarının çoğu, dava dosyası açılmadan önce arabuluculuk masasında şekillenir. Uygulamadaki asıl sıkıntı, tarafların bu aşamaya elinde tek bir belge olmadan gitmesi ve kapsam dışı bir talep için arabulucuya başvurarak zaman kaybetmesidir. Aşağıda, SGK boyutu bulunan uyuşmazlıklarda delil dosyasının arabuluculuk öncesinde nasıl kurulacağı ele alınmaktadır.
İlk Soru: Talep Gerçekten Arabuluculuğa Tabi mi?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçi ile işveren arasındaki kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan alacak ve işe iade taleplerinde arabuluculuğu dava şartı hâline getirmiştir. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davaları bu kapsamın dışında bırakılmıştır. Kurumun hasım gösterildiği hizmet tespiti türü davalarda ise kamu düzeni ve resen araştırma ilkesi gereği dava şartı arabuluculuk aranmaz. Yanlış sınıflandırma, ya gereksiz bir arabuluculuk süreci ya da dava şartı yokluğundan usulden ret sonucunu doğurur.
Delil Matrisi: Kurum Kayıtları Neyi Gösterir
- Kurum kayıtları: işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgeleri, hizmet dökümü; çalışmanın varlığını değil, bildirilen çalışmayı gösterir.
- Ücret ispatı: banka hesap hareketleri, bordrolar ve bordroya ihtirazi kayıt konulup konulmadığı.
- Fiilî çalışma: giriş-çıkış kayıtları, servis listeleri, vardiya çizelgeleri, işyeri yazışmaları.
- Tanık: aynı dönemde aynı işyerinde bildirimi yapılmış, komşu işyeri kayıtlarıyla desteklenebilen kişiler.
Son Tutanağı Bir Usul Belgesi Gibi Yazmak
Arabuluculuk son tutanağı, sonraki dava için usulî bir belgedir. Tarafların doğru ve tam gösterilmesi, talep kalemlerinin tek tek yazılması ve anlaşma sağlanamayan noktaların açıkça belirtilmesi gerekir. Tutanakta yer almayan bir talep için sonradan dava açıldığında, dava şartının o kalem yönünden yerine gelmediği ileri sürülebilir. Anlaşmama hâlinde kanunda öngörülen iki haftalık dava açma süresinin tutanak tarihine bağlandığı da unutulmamalıdır.
Hak Düşürücü Süre ile Delilin Kesiştiği Nokta
Hizmet tespitine ilişkin taleplerde 5510 sayılı Kanun, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayan beş yıllık hak düşürücü süre öngörür. Bu süre, Kuruma hiç bildirim yapılmamış dönemler bakımından belirleyicidir; bildirimin eksik yapıldığı hâllerde değerlendirme farklılaşır. Bu nedenle delil toplama takvimi sürenin son gününe değil, tanık ve kayıt teminine yetecek bir geri sayıma göre kurulmalıdır.
Kısa Kontrol Listesi
- Talep kalemleri kapsam yönünden ayrıştırıldı mı?
- Başvurudaki taraf ve adres bilgileri sicil ve Kurum kayıtlarıyla uyumlu mu?
- Ücret ve fazla çalışma iddiası hangi somut belgeye dayanıyor?
- Son tutanakta anlaşılamayan kalemler tek tek yazıldı mı?
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; her dosyanın kendi tarih, belge ve taraf yapısı sonucu değiştirebilir. SGK boyutu bulunan bir uyuşmazlıkta başvuru yapmadan önce dosyanızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz yerinde olur.