İçeriğe geç
AC

SGK Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Şartı ve Görevli Mahkeme: Kuruma Başvuru Atlanırsa

9 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında dava açmadan önce tamamlanması gereken ön adımlar, işçi ve işveren alacaklarındaki alışılmış şemadan farklı işler. Zorunlu arabuluculuğun kapsamı ile Kuruma başvuru şartının karıştırılması, dosyanın esasa girilmeden usulden reddedilmesine yol açar.

Arabuluculuk Her Uyuşmazlıkta Dava Şartı Değildir

7036 sayılı Kanun, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı ile işe iade taleplerinde arabuluculuğu dava şartı hâline getirmiştir. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara bağlı rücu talepleri bu şartın dışında tutulmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun taraf olduğu uyuşmazlıklarda ise izlenecek yol, arabuluculuk değil idari başvuru mekanizmasıdır. Bu ayrımın yanlış kurulması, hem gereksiz bir arabuluculuk süreci hem de sürenin boşa harcanması demektir.

Kuruma Başvuru Şartı ve İtiraz Aşaması

5510 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlere karşı önce Kurumun ilgili birimine başvurulması, verilen karara karşı da öngörülen itiraz yoluna gidilmesi gerekir. Prim borcu, hizmet süresinin hesabı, aylık bağlama ve yersiz ödeme geri alımı gibi konularda idari aşama tamamlanmadan açılan dava, dava şartı yokluğuyla karşılaşabilir. Hizmet tespiti talebinde ise Kurum davada yer alır ve dosya bu yönüyle üçlü bir yapı kazanır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Sosyal güvenlik uyuşmazlıkları iş mahkemesinin görev alanındadır; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetki bakımından davalı gerçek veya tüzel kişinin yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesi seçimliktir. Kurumun taraf olduğu dosyalarda işlemi yapan sosyal güvenlik il müdürlüğünün bulunduğu yer, dosyanın toplanması bakımından pratik avantaj sağlar. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki idari yaptırımlara karşı başvuru yolunun ise iş mahkemesi olmadığı, ayrı bir denetim rejimine tabi olduğu gözden kaçmamalıdır.

Hizmet Tespitinde İspat Yükünü Karşılayan Kayıtlar

  • İşyeri sicil kaydı ve aynı dönemde bildirimi yapılmış çalışan listesi
  • Ücret bordroları, banka ödeme kayıtları ve mesai çizelgeleri
  • Aynı dönemde ve aynı işyerinde çalışan komşu işyeri tanıkları
  • Vergi dairesi ve meslek odası kayıtlarıyla işyerinin faal olduğu dönemin doğrulanması
  • İşe giriş ve çıkış bildirimlerinin tarih dizini

Bu dosyalarda tanık beyanı tek başına yeterli görülmez; kayda dayanan destek unsuru bulunmadığında iddia zayıf kalır. 4857 sayılı Kanun kapsamındaki alacak talepleriyle sosyal güvenlik talebinin aynı dilekçede birleştirilmesi de, farklı ön şartlara tabi oldukları için sorun yaratabilir.

Kısa Uyarı

Metindeki açıklamalar yol gösterici genel bilgidir. Sigortalılık statünüz, çalışma döneminiz ve Kurum işleminin türü izlenecek adımları değiştirdiğinden, başvuru öncesinde bireysel bir hukuki değerlendirme almanız faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla