İçeriğe geç
AC

SGK Uyuşmazlıklarında Kıdem Hesabı: Başvuru Sırası ve Arabuluculuk Kararı

19 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Kıdem tazminatı tartışmalarının önemli bir bölümü, tazminatın hak edilip edilmediğinden çok hizmet süresinin ne kadar olduğu üzerinde döner. Sigorta başlangıcı, aralıklı çalışmalar, farklı işyeri sicil numaraları ve eksik gün bildirimleri hesabı doğrudan değiştirir. Bu rehber, 4857, 5510 ve 7036 sayılı Kanunlar çerçevesinde hesabın önce kurum kayıtlarıyla, sonra yargı yoluyla nasıl netleştirileceğine odaklanır.

Hizmet Dökümü ile Bordronun Karşılaştırılması

İlk adım, kurumdan alınacak hizmet dökümünün işyeri kayıtlarıyla satır satır karşılaştırılmasıdır. Burada üç tipik uyumsuzluk çıkar: hiç bildirilmemiş dönemler, düşük ücretten bildirilen dönemler ve eksik gün girilen aylar. Bunların her biri farklı bir hukuki talep doğurur; hepsinin tek bir dava türüyle çözüleceğini varsaymak dosyayı zayıflatır.

Kuruma Başvuru Aşamasının Atlanmaması

  • Prim ve hizmet bildirimlerindeki hataya ilişkin kuruma yazılı başvuru,
  • Kurum işlemine karşı öngörülen itiraz merciine başvuru,
  • Meslek hastalığı veya iş kazası söz konusuysa 6331 sayılı Kanun kapsamındaki kayıtların istenmesi,
  • Ret yazısının tarihinin ayrıca not edilmesi.

Kurum aşaması tamamlanmadan açılan hizmet tespiti davalarında, dosya çoğu zaman aynı bilgilerin toplanması için beklemeye alınır ve süreç uzar.

Arabuluculuk Tutanağının Hesapla Uyumu

İşçi ve işveren arasındaki alacak uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmüştür. Ancak sürecin hızlı işlemesi, tutanağın aceleyle imzalanmasını haklı kılmaz. Anlaşma tutanağında hangi alacak kalemlerinin kapsandığı açıkça yazılmalıdır; kıdem ve ihbar için anlaşıp fazla mesai ile yıllık izin alacağını saklı tutmak isteyen taraf, bunu tutanağa yazdırmadığında sonradan talep etme imkanını kaybedebilir. Kurumun taraf olduğu hizmet tespiti gibi uyuşmazlıkların ise tarafların anlaşmasıyla sonuçlandırılamayacağı unutulmamalıdır.

Anlaşma mı, Dava mı: Belirsizliğin Yönü

Ücretin bordroda düşük göründüğü ve fiili ödemenin elden yapıldığı dosyalarda hesap belirsizdir; bu belirsizlik tanık ve banka kayıtlarıyla giderilebiliyorsa yargılama daha yüksek sonuç verebilir. Buna karşılık hizmet süresi ve ücret tartışmasız, tartışma yalnızca ödeme zamanına ilişkinse, arabuluculuk aşamasında yapılacak anlaşma tahsilatı belirgin biçimde öne çeker. Karar, duygusal değil, hesabın kanıtlanabilirlik derecesine göre verilmelidir.

Aktarılanlar genel çerçevedir; çalışma biçiminiz ve kayıtların durumu sonucu değiştirebilir. Hizmet dökümü ve bordrolarla birlikte yapılacak bir ön inceleme, hangi yolun daha güvenli olduğunu gösterir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla