Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından uygulanan idari para cezalarında en kritik konu, çoğu zaman cezanın miktarı değil hangi yargı yoluna başvurulacağıdır. Yanlış mercie yapılan başvuru, süre dolduğunda telafisi güç bir hak kaybına dönüşür.
Yargı yolundaki değişikliği gözden kaçırmamak
6698 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle Kurulun idari yaptırım kararlarına karşı idari yargıda dava açılması yolu benimsenmiştir. Eski uygulamadaki sulh ceza hakimliğine itiraz pratiğini esas alan başvurular, görev yönünden reddedilebilir. Bu nedenle karar metninde yer alan başvuru yolu bilgisi ile güncel mevzuat birlikte okunmalı; tereddüt halinde tebliğ tarihinden itibaren işleyen süre içinde hareket edilmelidir.
Cezanın dayanağını katman katman incelemek
İdari yaptırıma karşı ileri sürülecek iddialar genellikle üç başlıkta toplanır:
- Veri işleme faaliyetinin hukuka uygun bir sebebe dayanıp dayanmadığı
- Açık rızanın gerçekten özgür iradeyle ve bilgilendirmeye dayalı olarak alınıp alınmadığı
- Aydınlatma, veri güvenliği ve VERBİS yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği
Açık rızanın hizmet şartına bağlanması, yani rıza verilmediğinde hizmetin sunulmaması, rızanın geçerliliğini tartışmalı hale getirir. Rızanın alındığı ekran tasarımı, onay kutucuklarının işaretli gelip gelmediği ve metnin okunabilirliği bu tartışmada somut delil değeri taşır.
Açık rıza mı, başka bir hukuki sebep mi
Uygulamada sık görülen hata, aslında sözleşmenin ifası veya kanuni yükümlülük gibi başka bir sebebe dayanabilecek işlemler için gereksiz yere açık rıza alınmasıdır. Rıza geri alınabilir nitelikte olduğundan, bu tercih veri sorumlusunu daha kırılgan bir konuma sokar. Savunmada işlemenin hangi sebebe dayandığı tutarlı biçimde ortaya konmalıdır.
Dava mı, ödeme ve düzeltme mi
Peşin ödeme indirimi ve süreç yönetimi düşünülerek dava açmaktan vazgeçilebilir; ancak cezanın idari kayıtlara girmesi, tekerrür halinde daha ağır sonuç doğurabilir. Öte yandan dava sürerken uyumsuzluğun giderilmesi, ileride yeni bir yaptırımın önüne geçebileceğinden teknik ve idari tedbirlerin iyileştirilmesi ertelenmemelidir.
Yürütmenin durdurulması talebi
Tahsilat işlemlerinin başlaması ihtimaline karşı dilekçede yürütmenin durdurulması talebi gerekçelendirilmeli, telafisi güç zarar somut verilerle anlatılmalıdır. İnternet ortamındaki içeriklere ilişkin bir boyut varsa 5651 sayılı Kanun kapsamındaki süreçler ayrıca izlenmelidir.
Bu değerlendirme genel bir yol haritası sunar. Veri işleme faaliyetinin kapsamı ve kurum kararının gerekçesi sonucu belirleyeceğinden, süre içinde bir hukukçuyla dosyanızı incelemeniz yerinde olur.