Boşanma dosyalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman tarafların anlattığı olaylar değil; bu olayların usulüne uygun biçimde ve zamanında delillendirilmiş olmasıdır. Yargılama, delil sunma bakımından kapıları belirli bir aşamadan sonra kapatan bir yapıya sahiptir. TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun ekseninde aşağıda, aile mahkemesinin yetkisinden delil listesinin sunulma anına kadar uzanan usul takvimi ele alınmaktadır.
Aile Mahkemesi ve Yetkili Yer
Boşanma ve ayrılık davaları aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görevlidir. Yetki bakımından ise Türk Medeni Kanunu özel bir kural içerir: dava, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır. Bu kural kesin yetki niteliğinde değildir; yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun ileri sürülmemesi hâlinde mahkeme davaya bakmaya devam eder. Bu nedenle davalı taraf açısından ilk itirazların süresinde sunulması ayrı bir önem taşır.
Delil Sunma Kapısı: Ön İnceleme
Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşmasına geçilir. Tarafların delillerini bildirmesi ve elinde bulunan belgeleri sunması için tanınan süre bu aşamayla sınırlıdır. Süresinde bildirilmeyen deliller, karşı tarafın açık muvafakati ya da ıslah gibi istisnalar dışında sonradan dosyaya giremez. Tanık listesinin isim ve adres bilgileriyle birlikte sunulması, tanığın hangi vakıayı ispat için dinleneceğinin gösterilmesi ve üçüncü kişilerdeki belgelerin celbi için talebin bu aşamada yapılması, dosyanın esas gücünü belirler.
Hukuka Aykırı Delil Sorunu
Aile dosyalarında en tartışmalı başlık, delilin elde edilme biçimidir. Diğer eşin rızası olmadan telefonuna, e-posta hesabına ya da mesajlaşma uygulamasına erişilerek elde edilen kayıtlar, hükme esas alınamayacağı gibi elde eden kişi bakımından ayrı bir sorumluluk da doğurabilir. Buna karşılık ortak yaşam alanında tarafların birlikte kullandığı ve gizlilik beklentisi taşımayan kayıtlar farklı değerlendirilebilir. Sınırın nerede olduğu somut olaya göre değiştiğinden, riskli yoldan elde edilmiş bir kaydı dosyaya koymadan önce hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Kusur ve Fer'i Taleplerin Delillendirilmesi
- Kusur iddiaları, tarih ve olay bazında ayrıştırılarak somutlaştırılır.
- Şiddet iddiasında adli rapor, koruma kararı dosyası ve kolluk tutanakları öncelikle temin edilir.
- Nafaka ve tazminat talepleri için gelir, gider ve malvarlığı kayıtları ayrı bir ekte toplanır.
- Velayet talebinde çocuğun günlük yaşamına ilişkin somut veriler, okul ve sağlık kayıtlarıyla desteklenir.
- Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, boşanma davasından ayrı bir dosya olarak planlanır.
Usul Kaynaklı Kayıpların Önlenmesi
Dava dilekçesinde vakıaların yeterince somutlaştırılmaması, cevap süresinin kaçırılması, delil listesinin geç sunulması, tanığa yöneltilecek soruların vakıalarla bağının kurulmaması ve tedbir nafakası talebinin hiç ileri sürülmemesi en sık görülen eksikliklerdir. Bu eksiklikler esasa ilişkin haklılığı ortadan kaldırmaz ama ispat edilebilirliğini zayıflatır; yargılamanın mantığında ise ispat edilemeyen vakıa, gerçekleşmemiş sayılır.
Buradaki değerlendirmeler genel bir çerçeve sunmak içindir. Evliliğin süresi, çocukların durumu ve tarafların ekonomik koşulları sonucu doğrudan etkilediğinden, dava açılmadan önce belgelerin bir hukukçuyla birlikte düzenlenmesi yerinde olur.