Boşanma davalarında sonucu belirleyen şey iddiaların ağırlığı değil, o iddiaları taşıyan delillerin hukuka uygun biçimde toplanmış olmasıdır. Yanlış yöntemle elde edilen bir kayıt dosyaya girmediği gibi, elde edeni ayrıca sorumlu hale getirebilir. Bu rehber, TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun çerçevesinde delil kurgusunu ve çekişmeli yargılama ile anlaşmalı boşanma arasındaki tercihi ele alır.
Delilin kaynağı kadar elde ediliş biçimi önemlidir
Eşin telefonuna izinsiz erişilerek alınan mesajlar, gizlice yerleştirilen kayıt cihazıyla elde edilen ses kayıtları veya üçüncü kişilerin özel iletişimine ait içerikler, hukuka aykırı yolla elde edilmiş delil sayılabilir. Buna karşılık ortak konutta tarafın kendisine yöneltilen sözleri kaydetmesi ile üçüncü kişilerin görüşmesini gizlice dinlemesi aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz. Bu ince ayrım, dosyaya sunulmadan önce her kaydın tek tek gözden geçirilmesini gerektirir.
Güvenli delil kalemleri
- Tanık beyanları ve tanıkların olayları hangi tarihte nasıl gözlemlediği
- Sağlık kuruluşlarından alınan raporlar ve darp izlerine ilişkin kayıtlar
- Kolluğa yapılan başvurular ve koruma tedbiri kararları
- Tarafın kendisine gönderilmiş mesaj ve elektronik posta içerikleri
- Ekonomik durumu gösteren banka kayıtları, tapu ve araç kayıtları
Kusur, nafaka ve mal rejimi ayrı ayrı ispatlanır
Boşanma dosyasında tek bir ispat yükü yoktur. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiası ile nafaka talebinin dayanağı ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler farklı delillerle temellendirilir. Kusura ilişkin tanık anlatımları güçlü olsa bile, ekonomik taleplerin belge desteği yoksa sonuç eksik kalır. Bu nedenle delil listesi hazırlanırken her talebin karşısına onu taşıyacak delil ayrı ayrı yazılmalıdır.
Anlaşmalı boşanmanın koşulları ve sınırı
Anlaşmalı boşanma, evliliğin belirli bir süreyi doldurmuş olması, tarafların birlikte başvurması ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladığına kanaat getirmesi koşullarına bağlıdır. Protokolde velayet, kişisel ilişki, nafaka ve mal paylaşımı eksiksiz düzenlenmelidir. Hâkim protokolde çocukların yararına aykırı bir düzenleme görürse değişiklik isteyebilir. Protokolde boş bırakılan bir başlık, ileride yeni bir davanın konusu haline gelir.
Uzlaşma arayışının sınırları
Boşanma iradesinin kendisi arabuluculuğa elverişli değildir; ancak nafaka gibi bazı aile hukuku alacakları bakımından dava öncesi arabuluculuk gündeme gelebilir. Bu ayrım, tarafların hangi başlıkta masaya oturabileceğini belirler. Şiddet iddiası bulunan dosyalarda ise pazarlık odaklı yaklaşım yerine öncelikle koruyucu tedbirlerin alınması gerekir; bu tür dosyalarda hızlı anlaşma baskısı tarafın aleyhine sonuç doğurabilir.
Bu metin genel çerçeveyi tanıtır ve kişiye özel tavsiye niteliği taşımaz. Aile dosyaları son derece kişiye özgü olduğundan, delil listesi ve protokol metni mutlaka bir hukukçuyla birlikte hazırlanmalıdır.