İçeriğe geç
AC

Boşanma Davasında Geçici Tedbir: Talebin Zamanı ve Ara Karara İtiraz

7 Nisan 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Boşanma davasında esas hüküm yıllar alabilir; buna karşılık tarafların ve çocukların günlük yaşamı ilk haftalarda verilecek geçici tedbirlerle şekillenir. TMK ve HMK ekseninde bu tedbirlerin hangi dilekçede, hangi mercie talep edileceği, çoğu zaman esas iddiadan daha hızlı sonuç doğurur.

Tedbir Talebi Dilekçenin Neresinde Olmalı?

Geçici tedbirler, dava dilekçesinde ayrı bir başlık altında ve gerekçesiyle birlikte istenmelidir. Hâkim, boşanma davasının devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri almakla görevlidir; ancak talebin somutlaştırılması, kararın kapsamını belirler. "Gerekli tedbirlerin alınması" şeklindeki genel bir cümle yerine, hangi konutun kime tahsis edileceği, aylık ihtiyaç tutarının neye dayandığı ve çocuğun eğitim düzeninin nasıl korunacağı ayrı ayrı yazılmalıdır. Dava açılmadan önce acil bir durum varsa, ihtiyati tedbir talebiyle dava öncesinde de başvurulabilir; bu hâlde kanunda öngörülen süre içinde esas davanın açılması gerekir.

Tedbir Nafakası ile Koruma Kararı Aynı Şey Değildir

  • Tedbir nafakası, dava süresince eşin ve çocuğun geçimini sağlamaya yöneliktir ve aile mahkemesinden istenir.
  • Şiddet veya şiddet tehlikesi hâlinde verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararları ayrı bir usule tabidir; mülki amire ya da kolluğa yapılan başvuru da sonuç doğurabilir.
  • Çocuk yönünden velayetin geçici olarak düzenlenmesi ile kişisel ilişki takviminin belirlenmesi ayrı taleplerdir.
  • Malvarlığına ilişkin koruma talepleri, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin taleplerden bağımsız olarak istenebilir.

Ara Karara Karşı Ne Yapılır?

  1. Geçici tedbire ilişkin ara karar, esas hükümden bağımsız olarak değerlendirilir; koşullar değiştiğinde aynı mahkemeden değiştirilmesi istenebilir.
  2. Değişiklik talebinde, kararın verildiği tarihten sonra ortaya çıkan somut olgular gösterilmelidir; gelir kaybı, adres değişikliği veya çocuğun okul düzenindeki değişim gibi.
  3. Dava açılmadan önce alınan ihtiyati tedbir kararlarına karşı kanunda öngörülen itiraz yolu ve süresi işler.
  4. Karar uygulanmıyorsa infaz yolu ayrıca işletilir; yeni bir talep dilekçesi bu işlevi görmez.

Aile Mahkemesi Dışına Yapılan Başvurular

4787 sayılı Kanun uyarınca aile hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinin görev alanındadır; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Uygulamada nafakanın artırılması ya da velayetin değiştirilmesi taleplerinin sulh hukuk mahkemesine yöneltilmesi, ya da tedbir talebinin doğrudan icra dairesine bildirilmesi sık görülür. Bu başvurular süreyi korumaz ve dosya görevsizlikle sonuçlandığında geçen haftalar geri gelmez. Talep dilekçesi yazılmadan önce sorulacak ilk soru şudur: istenen şey yeni bir karar mı, mevcut kararın uygulanması mı?

Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir ve her ailenin koşulları farklıdır. Tedbir taleplerinizi hazırlarken, dosyanızın somut verilerine göre bir hukukçudan görüş almanız, hem talebin kapsamı hem de zamanlaması bakımından yarar sağlar.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla