Boşanma süreci başladığında en somut kaygı çoğu zaman malvarlığının elden çıkarılmasıdır. Tasfiye davası kendi takvimiyle ilerlerken, aradaki dönemde koruma sağlayan araç geçici nitelikteki tedbirlerdir. Ancak bu tedbirlerin hangisinin hangi dosyada ve hangi mahkemeden isteneceği karıştırıldığında, koruma sağlanmadan zaman geçer. Bu rehber, mal rejimi uyuşmazlıklarında geçici tedbir talebini ve yanlış merciye başvuru riskini ele alıyor.
Rejimin Türü ve Tasfiye Anı
Türk Medeni Kanunu'nda yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır; eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçmişse tasfiye buna göre yapılır. Tasfiyede belirleyici olan, malın hangi tarihte ve hangi kaynaktan edinildiğidir. Bu nedenle evlilik tarihi, dava tarihi, edinim tarihleri ve ödeme kaynakları tek bir tabloda toplanmalıdır. Miras veya bağış yoluyla gelen değerler ile bunların yerine geçen malların ayrıştırılması, katılma alacağı hesabının çekirdeğini oluşturur.
Hangi Tedbir Neyi Korur
- Aile birliğinin korunmasına yönelik tedbirler, tasarruf yetkisinin sınırlanmasını da kapsayabilir.
- Tapu kaydına konulacak şerh, taşınmazın üçüncü kişiye devrinin sonuçlarını sınırlamayı hedefler.
- Banka hesapları ve şirket paylarına ilişkin taleplerde, malın niteliğine uygun tedbir türü seçilmelidir.
- Alacağın güvenceye alınması için istenen tedbir ile borçlunun malına yönelik icra tedbirleri farklı kurumlardır.
Aile Mahkemesi Dışına Çıkan Talepler
Eşler arasındaki mal rejimi uyuşmazlığı ve buna bağlı koruma talepleri aile mahkemesinin görev alanına girer. Uygulamadaki tipik hata, tedbir talebinin doğrudan icra dairesine ya da tapu müdürlüğüne yazılan bir yazıyla halledilmeye çalışılmasıdır; idari birimler mahkeme kararı olmadan kayıt üzerinde kısıtlama uygulamaz. Bir diğer karışıklık, ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbirin birbirinin yerine kullanılmasıdır. Talep yanlış adlandırıldığında dosya, esasına girilmeden reddedilebilir.
Tasfiye Davasının Zamanlaması
Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasının sonucuna bağlı olduğundan tasfiye dosyası çoğu zaman boşanmanın kesinleşmesi beklenerek görülür. Bu bekleme dönemi, malvarlığının korunması bakımından en kırılgan aşamadır; dolayısıyla tedbir talepleri boşanma dosyasında zamanında ileri sürülmelidir. Talebin gerekçesinde soyut endişe değil, devir girişimi, satış ilanı, hesap hareketi gibi somut belirtiler gösterilmelidir. 4787 sayılı düzenleme çerçevesinde kurulan aile mahkemesi yapısı içinde, uzman görüşüne başvurulan hâllerde bu sürecin takvimi de planlanmalıdır.
Buradaki anlatım genel çerçeve sunar; edinim tarihleri, rejim türü ve malvarlığının niteliği her dosyada farklı hesap doğurur. Devir riski hissedildiği anda hukuki değerlendirme alınması, sonradan telafisi güç kayıpların önüne geçer.