Boşanma sonrası açılan mal rejimi davalarında asıl güçlük çoğu zaman kararın alınması değil, alınan kararın paraya çevrilmesidir. Katılma veya değer artış payı alacağına ilişkin ilam elde edilmiş olsa bile, icra edilebilirlik için gereken adımlar atlandığında dosya aylarca duraklar. Bu rehber, hükmün infaza hazır hâle getirilmesi sırasını ve yanlış mercie başvuru nedeniyle yaşanan kayıpları konu alır.
Hangi Mahkeme, Hangi Dava
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler aile mahkemesinin görev alanındadır; boşanma davasını gören mahkeme dışında bir yerde açılan tasfiye davası görev yönünden reddedilir. Tasfiye davası boşanma ile birlikte açılsa bile, mahkeme kural olarak boşanma hükmü kesinleşmeden tasfiye talebini karara bağlamaz. Bu sıralama, alacağın ne zaman icra edilebilir hâle geleceğini de belirler.
Kesinleşme Şartı ve İnfaz
Aile hukukuna ilişkin ilamların önemli bölümü, kesinleşmeden icraya konulamaz. Uygulamada sık rastlanan hata, boşanma kararının kesinleşme şerhi alınmadan doğrudan icra takibine geçilmesidir. Bu durumda takip itiraz veya şikâyetle karşılaşır. Doğru sıra şudur:
- Boşanma hükmünün kesinleştiğine dair şerh alınır.
- Tasfiye ilamı ve varsa kesinleşme şerhi birlikte örneklenir.
- İlamlı takip, borçlunun yerleşim yeri ya da kanunun izin verdiği yer icra dairesinde başlatılır.
- Faiz başlangıcı, ilamda gösterilen tarihe göre hesaplanır.
Mal Kaçırmaya Karşı Erken Tedbir
Tasfiye davası sürerken taşınmazın devredilmesi, alacağı fiilen tahsil edilemez hâle getirir. Bu riske karşı tapu kaydına şerh, ihtiyati tedbir veya şartları varsa ihtiyati haciz talepleri dava dosyası üzerinden istenmelidir. Tedbir talebinin icra dairesinden istenmesi doğru merci değildir; talep, davayı gören mahkemeye yöneltilir.
Yurt Dışı Boyutu
Yabancı mahkemeden alınan boşanma veya tasfiye kararı, Türkiye'de doğrudan infaz edilemez. Bu kararların icra kabiliyeti kazanması için tanıma ya da tenfiz davası açılması, bu davanın da idari makama değil görevli mahkemeye yöneltilmesi gerekir. Nüfus müdürlüğüne yapılan başvurunun kapsamı ile mahkeme kararının kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
Yazılanlar somut dosya değerlendirmesinin yerine geçmez; rejimin türü, evlenme ve edinim tarihleri sonucu tamamen değiştirebilir. Takip başlatmadan önce ilamın infaza elverişli olup olmadığının hukukçu gözüyle kontrol edilmesini öneririz.