İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Tasfiyesinde Görev ve Yetki: Aile Mahkemesi Sınırı ve Delil Toplama

27 Mart 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Boşanma sürecinin en çok gecikme yaşanan başlığı, mal rejiminin tasfiyesidir. Talebin hangi mahkemeye, hangi aşamada ve hangi belgelerle götürüleceği baştan planlanmadığında dosya yıllara yayılır. Bu rehber, TMK ve HMK çerçevesinde görev-yetki ile delil toplama ilişkisine odaklanmaktadır.

Hangi Talep Hangi Mahkemede

Boşanma, ayrılık ve mal rejiminden kaynaklanan istemler 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Buna karşılık taşınmazın aynına ilişkin bir tapu iptali ve tescil istemi ileri sürülüyorsa görev ve yetki değişir; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Boşanma davasında yetki ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesine aittir. Bu üç kuralın birbirine karıştırılması, dosyanın esasa girilmeden geri dönmesine yol açar.

Zamanlama: Bekletici Mesele Sorunu

Mal rejimi tasfiyesi, kural olarak boşanma kararının kesinleşmesine bağlıdır. Tasfiye davası daha erken açılabilirse de, mahkeme boşanma dosyasını bekletici mesele yapar. Bu durum bir dezavantaj gibi görünse de, dava erken açıldığında delil toplama ve tedbir talepleri için zaman kazanılır. Mal rejiminin sona erdiği an ise boşanma davasının açıldığı tarihtir; bu tarihten sonraki edinimler hesaba dahil edilmez.

Delil Toplamada Kritik Kalemler

  • Evlilik tarihi ile dava tarihi arasındaki tüm tapu, araç ve şirket pay kayıtları.
  • Banka hesap hareketleri ile bireysel emeklilik ve yatırım hesabı dökümleri.
  • Kişisel mal iddiasında miras, bağış ve evlilik öncesi edinim belgeleri.
  • Kredi ödemelerinde hangi malvarlığından ödeme yapıldığını gösteren dekontlar.
  • Değer artış payı iddiasında, katkının yapıldığı tarihteki ve tasfiye anındaki değerler.

Talep Kurmada Sık Görülen Hatalar

  1. Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı alacağının ayrıştırılmadan tek kalemde istenmesi.
  2. Belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki tercihin gerekçelendirilmemesi.
  3. Malvarlığının devredilmesi ihtimaline karşı ihtiyati tedbir talebinin geciktirilmesi.
  4. Nafaka ve tazminat kalemlerinin tasfiye alacağıyla aynı hesapta birleştirilmesi.

Kapanış

Mal rejimi dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman hukuki tartışma değil, hangi belgenin hangi tarihte dosyaya girdiğidir. Aile yapısı ve malvarlığı bileşimi her dosyada farklı olduğundan, talep sıralamasının bir hukukçuyla birlikte kurulması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla