İçeriğe geç
AC

Tedbir Nafakası Talebinde Görevli ve Yetkili Mahkeme

8 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Nafaka talepleri, ödeme gücünden çok usule takılır. Aynı aile içindeki bir uyuşmazlık için farklı nafaka türleri farklı dosyalarda istenebildiğinden, talebin hangi mahkemeye ve hangi dosya üzerinden iletileceği baştan belirlenmelidir. Yanlış mercie yapılan başvuru, geçici koruma sağlayacak tedbir kararının aylarca gecikmesine yol açabilir.

Nafaka Türü Merci Seçimini Nasıl Etkiler?

Tedbir nafakası, dava süresince geçici koruma sağlar ve kural olarak derdest boşanma veya ayrılık dosyasında istenir. Yoksulluk ve iştirak nafakası ise boşanmanın sonuçlarına ilişkindir; boşanma kararından sonra ayrı bir davayla da talep edilebilir. Evlilik devam ederken birlik yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde istenen nafaka ise ayrı bir hukuki temele dayanır. Türü belirlemeden yazılan dilekçe, çoğu zaman talebin bir kısmının değerlendirilmemesiyle sonuçlanır.

Derdest Dosya Varken Ayrı Dava Açmak

Boşanma davası görülürken aynı konuda ikinci bir dava açılması, dosyaların birleştirilmesi veya derdestlik itirazı nedeniyle zaman kaybettirir. Tedbir talebi ara karar niteliğinde olduğundan, mevcut dosyaya sunulacak bir dilekçeyle ve gerekiyorsa gelir-gider belgeleriyle desteklenerek ileri sürülmelidir. Talep reddedilirse ya da miktar yetersiz kalırsa, koşullarda değişiklik gösterilerek yeniden istenmesi mümkündür.

Yetki: Hangi Yer Mahkemesi?

  • Boşanma ve buna bağlı taleplerde yetki, eşlerin yerleşim yeri ile son defa birlikte oturdukları yer üzerinden belirlenir.
  • Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir.
  • Yetki itirazı süresinde ileri sürülmezse dosya bulunduğu yerde görülmeye devam eder.
  • Çocuğun üstün yararı, velayet ve kişisel ilişki taleplerinde dosyanın hangi yerde görüleceği bakımından ayrıca değerlendirilir.

Aile Mahkemesi Bulunmayan Yerlerde

4787 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesi kurulmamış yerlerde, bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Dilekçenin doğrudan asliye hukuk mahkemesine hitaben yazılması bu yerlerde usul hatası oluşturmaz; ancak dosyanın aile mahkemesi sıfatıyla görülmesi talebinin açıkça belirtilmesi, tensip aşamasındaki karışıklığı önler.

Kararın İcrası ve Sonraki Değişiklikler

Nafakaya hükmedilmesi tahsili kendiliğinden sağlamaz; ödenmemesi hâlinde icra takibi başlatılması gerekir. Tarafların gelir durumunun veya çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi hâlinde artırım ya da indirim davası açılabilir. Bu dava, ilk kararı veren mahkemede açılmak zorunda değildir; yetki kuralları yeniden değerlendirilir. Talebin dayanağı olan gelir belgeleri, kira ve eğitim giderleri gibi kalemler tarih sırasıyla sunulduğunda hesaplama tartışması kısalır.

Aile dosyalarında her tablo kendine özgüdür; talebin türü, mercii ve zamanlaması bakımından somut duruma göre hukuki değerlendirme alınması yararlı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla