İçeriğe geç
AC

Nafaka Kararının İcrası: Aile Mahkemesi, İcra Dairesi ve İcra Ceza Ayrımı

21 Mayıs 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Nafakaya hükmedilmesi ile nafakanın fiilen tahsil edilmesi iki ayrı süreçtir. Kararı veren mahkeme, kararın uygulanmasını kendiliğinden takip etmez. Bu nedenle ödeme yapılmadığında hangi kapının çalınacağı bilinmezse, elde kesinleşmiş bir hüküm bulunmasına rağmen aylarca sonuç alınamaz.

Hükmü Veren Mahkeme İcra Makamı Değildir

Nafakaya ilişkin ilam, icra dairesine verilerek ilamlı takip başlatılır. Aile mahkemesine yazılan dilekçeyle ödeme sağlanamaz. Takip talebinde birikmiş nafaka ile ileride işleyecek nafakanın ayrı kalemler halinde gösterilmesi gerekir; bu ayrım yapılmadığında sonraki aylar için her defasında yeni takip açma zorunluluğu doğar. Tedbir nafakası, dava sürerken de icra edilebilecek nitelikte bir karardır.

Ödenmeyen Nafakada Zorlayıcı Yol

Nafaka ödemesinin yerine getirilmemesi hâlinde başvurulacak merci icra ceza mahkemesidir. Bu yolun işleyebilmesi için önce icra takibinin başlatılmış ve ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması aranır. Takip yapılmadan doğrudan şikâyette bulunulması, şikâyetin reddiyle sonuçlanır. Ayrıca şikâyet, ödenmeyen aya ilişkin olarak kanunda öngörülen süre içinde yapılmalıdır; bu süre kaçırıldığında o dönem için zorlayıcı yol kapanır, ancak alacak kalem olarak varlığını sürdürür.

Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması

Nafakanın miktarının değiştirilmesi ya da tümüyle kaldırılması istemi icra dairesinin değil, aile mahkemesinin işidir. TMK uyarınca boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Borçlunun kendi bulunduğu yerde açtığı azaltma davası, yetki itirazıyla karşılaşabilir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Sık Karşılaşılan Merci Hataları

  • Ödeme yapılmadığı için doğrudan savcılığa şikâyette bulunulması.
  • Birikmiş nafakanın tahsili için yeniden dava açılması, oysa elde ilam bulunması.
  • Nafakanın kaldırılması talebinin icra dosyasına dilekçe verilerek istenmesi.
  • Yurt dışında bulunan borçluya yönelik takipte tebligat usulünün planlanmaması.

Tahsili Kolaylaştıran Hazırlık

  1. İlamın kesinleşme şerhi gerektirip gerektirmediğinin baştan kontrol edilmesi.
  2. Ödemelerin banka kanalıyla ve açıklama yazılarak yapılmasının sağlanması, elden ödeme iddiasının önüne geçilmesi.
  3. Borçlunun gelir kaynaklarının ve varsa işvereninin takip talebinde gösterilmesi.
  4. Her ay için ödeme yapılıp yapılmadığının tek bir çizelgede izlenmesi.
  5. Ödeme emrinin tebliğ tarihinin, şikâyet süresi bakımından ayrıca not edilmesi.

Borçlu Tarafında Savunma

Borçlu bakımından geçerli savunmalar da usule dayanır: ödemenin yapıldığının belgelenmesi, ödeme emrinin hiç tebliğ edilmediği ya da yanlış adrese yapıldığı iddiası, ödeme gücünün ortadan kalktığına ilişkin durum. Bu savunmaların hangisinin icra ceza mahkemesinde, hangisinin aile mahkemesinde ileri sürüleceği ayrıca belirlenmelidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Kararın türü, ödeme geçmişi ve tarafların bulunduğu yer süreci etkileyebileceğinden, takip başlatmadan önce dosyanın hukuki açıdan gözden geçirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla