Nafaka talepleri ve anlaşmalı boşanma protokolü, esasa ilişkin tartışmadan önce bir usul sorusu doğurur: dava hangi yer mahkemesinde ve hangi mahkemede açılacaktır? TMK ile HMK arasındaki yetki kuralları, nafakanın türüne ve talebin zamanına göre değiştiği için burada yapılan hata dosyanın esasına girilmeden yetkisizlikle sonuçlanabilir.
Önce Mahkeme Türü: Aile Mahkemesi mi
Evlilik birliğinden, boşanmadan ve soybağından kaynaklanan uyuşmazlıklar aile mahkemesinin görev alanındadır. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar; bu, görev hatası değildir. Buna karşılık nafaka alacağının tahsili aşamasındaki uyuşmazlıklar icra dairesi ve icra mahkemesi ekseninde yürür. Ödenmeyen nafaka için doğrudan aile mahkemesine yeni bir dava açmak yerine mevcut ilamın icraya konulması ve gereken hâllerde ilgili icra mercilerine başvurulması gerekir.
Boşanma Sırasında ve Sonrasında Yetki Ayrımı
Boşanma davasıyla birlikte istenen tedbir nafakası, boşanma davasının açıldığı yetkili mahkemede karara bağlanır; ayrı bir yer mahkemesi aranmaz. Boşanma davasında yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Buna karşılık boşanma kesinleştikten sonra açılacak yoksulluk veya iştirak nafakası davalarında TMK, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini esas alır. Bu ayrım gözden kaçtığında, taşınmış olan tarafın açtığı dava sıkça yetki itirazına takılır.
Protokolün Hâkim Denetimine Tabi Yönleri
Anlaşmalı boşanmada protokol, tarafların iradesiyle kurulsa da hâkimin onayına bağlıdır. Çocuğun velayeti, kişisel ilişki günleri ve iştirak nafakası bakımından hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek protokole müdahale edebilir ve gerekli gördüğü değişikliği taraflara bildirir. Bu nedenle protokoldeki nafaka kalemleri ölçülebilir yazılmalı; miktar, ödeme günü, ödeme kanalı ve artış ölçütü açıkça belirtilmelidir. Belirsiz bırakılan bir artış hükmü, ileride ayrı bir uyarlama davasına yol açar.
Yetki İtirazı Geldiğinde İzlenecek Yol
Yetki, kesin yetki hâlleri dışında ilk itiraz niteliğindedir ve süresinde ileri sürülmezse mahkeme yetkili hâle gelir. Karşı taraf süresinde itiraz ederse mahkeme yetkisizlik kararı verir ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için kanunda öngörülen süre içinde talepte bulunulması gerekir. Bu talebin unutulması, davanın açılmamış sayılmasıyla sonuçlanır. Bu nedenle yetkisizlik kararının tebliğ tarihi, dosya takvimine ayrı bir kontrol noktası olarak işlenmelidir.
Aile hukuku dosyalarında yerleşim yeri, çocuğun alışılmış ortamı ve gelir durumu her olayda farklıdır. Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır; protokol metnini imzalamadan önce bireysel değerlendirme alınması önerilir.