İçeriğe geç
AC

Velayet Davalarında Süre ve Görev: Aile Mahkemesi Ekseni

18 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Velayet uyuşmazlıkları, çocuğun üstün yararı ölçütü etrafında şekillenen ve usul hatalarına özellikle duyarlı dosyalardır. TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun ekseninde ilerleyen bu rehber, velayet taleplerinde süre meselesini ve görevli-yetkili mahkemenin belirlenmesini ele alır.

Velayet Talebi Süreye Bağlı mıdır

Boşanma davası içinde ileri sürülen velayet talebi, davanın kendi takvimine tabidir. Buna karşılık boşanma kesinleştikten sonra velayetin değiştirilmesi istemi, koşulların değişmesine dayandığı için kural olarak belirli bir hak düşürücü süreye bağlanmamıştır; çocuğun menfaatini etkileyen yeni bir durum ortaya çıktığında dava açılabilir. Ancak talebin dayandığı değişikliğin, kararın verildiği tarihten sonra doğduğunun somut biçimde ortaya konması gerekir. Aksi hâlde dosya, önceki kararın tekrarı niteliğinde kalır.

Görevli Mahkeme ve Uygulamadaki Ayrım

Aile hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinde görülür. Ayrı bir aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Velayet talebini sulh hukuk mahkemesine ya da nüfus müdürlüğüne yöneltmek sonuç doğurmaz. Aile hukuku uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmemiştir; bu nedenle zorunlu bir ön basamak arayışı gereksiz gecikme yaratabilir.

Yetki Kuralları Dava Türüne Göre Değişir

Boşanma davasında yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesine bağlanmıştır. Velayetin değiştirilmesi gibi bağımsız açılan davalarda ise HMK'nın genel yetki kuralı ile çocuğun yerleşim yerine ilişkin değerlendirmeler birlikte gözetilir. Tarafların farklı şehirlerde bulunduğu dosyalarda, çocuğun okul ve yaşam çevresine ilişkin belgeler hem yetki hem de esas bakımından işlev görür.

Geçici Tedbir ve Çocuk Teslimi Ayrı Kanaldan Yürür

Yargılama sürerken velayet, kişisel ilişki ve nafakaya ilişkin geçici düzenlemeler tedbir kararıyla sağlanır; bu talebin dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi gerekir. Kesinleşen kararların fiilen uygulanması, yani çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına dair kararların yerine getirilmesi ise icra dairesi üzerinden değil, adli destek ve mağdur hizmetleri birimleri eliyle yürütülür. Bu ayrımın bilinmemesi, uygulamada haftalarca süren kayıplara yol açar.

Yurt Dışı Unsuru Bulunan Dosyalar

Çocuğun yurt dışına götürülmesi ya da taraflardan birinin yurt dışında yerleşik olması hâlinde, iade ve kişisel ilişki taleplerinde uluslararası mekanizmalar devreye girer ve merkezî makam üzerinden yürüyen ayrı bir süreç doğar. Bu tür dosyalarda doğrudan dava açmadan önce hangi kanalın işletileceğinin belirlenmesi zaman kazandırır.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; çocuğun yaşı, tarafların koşulları ve mevcut kararın içeriği sonucu doğrudan etkiler. Velayet dosyalarında delil hazırlığı ile merci seçimi birlikte planlanması gerektiğinden, adım atmadan önce hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla