Boşanma sonrasında çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair karar verilmiş olması tek başına yeterli olmaz; kararın fiilen uygulanmadığı hallerde velayet hakkı bulunmayan ebeveynin izleyeceği yol, TMK ve HMK ile 4787 sayılı Kanunun kurduğu aile mahkemesi düzeni içinde belirlenir.
İhlali Belgelemeden Başvuru Yapılmaz
Aile hukuku uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan sorun, yaşananların sözlü olarak anlatılabilmesine karşın belgelenememesidir. Kararda belirlenen gün ve saatte teslim alma girişiminin yapıldığını gösteren kayıtlar, sonraki tüm adımların temelidir. Her ihlal ayrı ayrı ve tarihiyle kayda geçirilmelidir; toplu ve tarihsiz bir anlatım, inceleme sırasında ispat gücü taşımaz.
Kullanılabilir Delil Türleri
- Teslim saatinde adreste bulunulduğunu gösteren resmi kayıtlar
- Taraflar arasındaki mesajlaşmaların kesintisiz ve bağlamı bozulmamış dökümü
- Okul ve sağlık kayıtlarındaki devam ve randevu bilgileri
- Uzman raporları ve varsa pedagog görüşleri
- Tanık beyanları için tanıkların olayla bağlantısını gösteren açıklama
Delilin Hukuka Uygunluğu Meselesi
Aile dosyalarında dijital kayıtlar sıkça sunulur; ancak elde edilme biçimi tartışmalı olan kayıtların değerlendirilmesi ayrı bir sorundur. Karşı tarafın bilgisi dışında yapılan ses veya görüntü kayıtları, hem delil değeri hem de kaydı yapan kişi bakımından doğurabileceği sonuçlar nedeniyle dikkatle ele alınmalıdır. Tarafın kendi telefonundaki yazışma dökümü ile üçüncü kişinin cihazından elde edilen içerik aynı kategoride değerlendirilemez.
Hangi Talep, Hangi Merci
Kişisel ilişki kararının uygulanmaması halinde izlenebilecek yollar birden fazladır: kararın icra yoluyla yerine getirilmesi, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi için aile mahkemesine başvurulması veya velayetin değiştirilmesi talebi. Bu yollar birbirinin yerine geçmez. Çocuğun yaşı, eğitim düzeni ve tarafların bulunduğu şehirler değiştiğinde, mevcut kararın fiilen uygulanabilir olmaktan çıkması söz konusu olabilir; bu durumda ihlal iddiasından çok, kararın güncellenmesi talebi öne çıkar.
Anlaşma Zemininin Değeri
Çocuğun yararı ölçütü, aile hukukunda her talebin üzerinde durur. Uzun süren çekişmenin çocuk üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, tarafların yeni bir görüşme takvimi üzerinde yazılı olarak anlaşması çoğu zaman mahkeme sürecinden daha işlevsel olur. Ancak bu anlaşma; teslim yeri, saatler, tatil dönemleri ve iletişim yöntemi bakımından tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta yazılmalı ve mahkeme kararına dönüştürülmediği sürece uygulamanın gönüllülüğe bağlı kalacağı bilinmelidir.
Bu metin genel bilgilendirme içindir. Aile dosyalarında sonucu belirleyen unsur çocuğun somut durumu olduğundan, adım atmadan önce dosyanızın ayrıntılı olarak değerlendirilmesinde yarar vardır.