Mal rejiminin tasfiyesinde alacağın tutarı kadar önemli olan bir soru vardır: dava sonuçlandığında karşı tarafın üzerinde tasfiyeye konu olacak bir malvarlığı kalacak mı? Boşanma süreci başladıktan sonra taşınmazın devredilmesi veya hesapların boşaltılması, kâğıt üzerinde kazanılmış bir davayı tahsil edilemez hâle getirir. Bu rehber tedbir odaklı bir usul planı sunar.
Tasfiye Alacağı Neden Ayrı Bir Dava Konusu?
Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü yasal mal rejiminde eşlerin edinilmiş mallar üzerindeki alacağı, boşanma davasıyla kendiliğinden karara bağlanmaz; kural olarak ayrı bir talebin konusudur ve boşanma kesinleşmeden hüküm kurulamaz. Buna karşılık tasfiyeye esas alınacak tarih, boşanma davasının açıldığı tarihtir. Bu iki kuralın birleşmesi, aradaki dönemde malvarlığının korunmasını hukuki bir zorunluluk hâline getirir.
Tedbir Talebinin Somutluk Testi
Hâkim, genel kaygıya dayanan tedbir taleplerini kabul etmez. Talep şu unsurları içermelidir:
- Tedbire konu malvarlığının tapu, plaka, hesap veya pay bilgisiyle tek tek belirtilmesi
- Malın rejim süresi içinde edinildiğini gösteren kayıt
- Devir tehlikesini somutlaştıran veri: satış ilanı, vekâletname çıkarılması, ani hesap hareketleri, taşınmaz üzerinde yeni ipotek
- Talebin ölçülü olduğunu gösteren açıklama, gerekiyorsa teminat önerisi
Tapu kaydına şerh, banka hesabı üzerinde tedbir ve şirket payının devrinin önlenmesi ayrı ayrı istenmelidir; tek cümlelik genel talep çoğu zaman kısmen karşılanır.
Belge Toplamanın Doğru Sırası
Eşin malvarlığı hakkında bilgi çoğu zaman elde değildir. Bu durumda dava dilekçesiyle birlikte tapu müdürlükleri, trafik tescil kayıtları, bankalar, ticaret sicili ve sosyal güvenlik kayıtları için müzekkere talep edilir. Kayıtların gelmesi ay alabildiğinden, tedbir talebi bu bilgilerin gelmesi beklenmeden, eldeki verilerle ve tamamlama hakkı saklı tutularak sunulmalıdır. Kişisel yazışmaların hukuka aykırı yolla elde edilmesi ise savunmayı güçlendirmek yerine ayrı bir sorumluluk doğurabilir.
Protokol mü, Yargılama mı?
Anlaşmalı boşanma protokolünde "başkaca talebim yoktur" ifadesi, mal rejimi alacağından da feragat anlamına gelebilecek biçimde yorumlanabilir. Bu nedenle protokol imzalanmadan önce tasfiye hesabının kabaca da olsa yapılmış olması gerekir. Uzlaşma tercih edilecekse, protokolde hangi malın kime kalacağı, devir masraflarının kimde olduğu ve ödemenin takvimi açıkça yazılmalı; icra takibine elverişli, belirli ifadeler kullanılmalıdır.
Kapanış
Aile hukukunda hız, çoğu zaman hakkın kendisini korur. Buradaki açıklamalar geneldir; mal rejiminin türü, evlilik tarihi ve malların edinim şekli sonucu doğrudan etkilediğinden, dava veya protokol adımını atmadan önce dosyanıza özgü profesyonel değerlendirme almanız gerekir.