Boşanma davası bittiğinde iş çoğu zaman bitmez. Katılma alacağına veya değer artış payına hükmedilmiş olması, o parayı otomatik olarak getirmez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca kurulan hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve icra mevzuatının kurallarına göre infaz edilebilir hale gelmelidir. Bu rehber, mal rejimi kararının icra edilebilirliğini ve tahsil aşamasında karşılaşılan usul engellerini ele alır.
Hangi hüküm icraya konulabilir?
Para alacağına ilişkin hüküm eda hükmüdür ve ilamlı icraya elverişlidir. Buna karşılık bir taşınmazın tasfiyeye dahil olduğunu tespit eden bölüm, tek başına icra takibine konu edilemez; tespit hükümleri infaz kabiliyeti taşımaz. Kararın hüküm fıkrası satır satır okunmalı, hangi kalemin eda hangisinin tespit olduğu ayrılmalıdır. Karışıklık burada başlar ve takip iptaliyle sonuçlanır.
Aile mahkemesi kararının kesinleşmesi meselesi
Aile hukukuna ilişkin kararların önemli bir bölümü kesinleşmeden icra edilemez. Boşanmanın ferisi niteliğindeki kalemlerde bu kural, tasfiye alacağını da etkileyebilir. Kesinleşme şerhi alınmadan başlatılan takip, borçlunun şikayeti üzerine iptal edilir ve alacaklı hem harcı hem zamanı kaybeder. Bu nedenle takip talebinden önce kesinleşme şerhli ilam örneği temin edilmelidir.
İcra emrine karşı borçlunun yolu: itiraz değil şikayet
İlamsız takipte borçlu ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurabilir. İlamlı takipte ise böyle bir imkan yoktur; borçlu ancak icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir ya da koşulları varsa icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bu ayrımı bilmeden gönderilen itiraz dilekçesi hiçbir hukuki sonuç doğurmaz ve borçlu, hakkını kaybettiğini haciz aşamasında fark eder.
Talep edilmeyen kalem tahsil edilemez
Takip talebi hazırlanırken şu kalemler ayrı ayrı ve hesaplanabilir biçimde gösterilmelidir:
- Asıl alacak, yani hükmedilen katılma alacağı veya değer artış payı
- Faizin başlangıç tarihi ve türü; hükümde belirtilenden farkı yazılamaz
- Yargılama gideri ve vekalet ücreti
- Varsa yabancı para alacağında dönüştürme esası
Faizin başlangıcı konusunda hükmün dışına çıkan takipler, borçlunun şikayetiyle kısmen iptal edilir.
Tahsil kabiliyeti: karardan önce düşünülmesi gereken konu
Karar lehe çıksa da borçlunun malvarlığı boşaltılmışsa sonuç kağıt üstünde kalır. Tasfiye davası sürerken tedbir talep edilmesi, tapu kayıtlarına şerh konulması ve devir işlemlerinin izlenmesi, infaz aşamasının asıl hazırlığıdır. Devirler alacaklıdan mal kaçırma amacı taşıyorsa tasarrufun iptali gündeme gelebilir; ancak bu ayrı bir dava ve ayrı bir ispat yüküdür.
Buradaki bilgiler yol gösterici niteliktedir. Mal rejimi dosyaları rejimin türüne, edinim tarihlerine ve hüküm fıkrasının yazımına göre birbirinden ayrılır; kararınızın metni görülmeden takibin şekli belirlenmemelidir. Uygulamaya geçmeden önce hukuki değerlendirme almanız önerilir.