Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak, kâğıt üzerinde kazanılmış olmasına rağmen tahsil aşamasında sonuçsuz kalabilir. Bunun sebebi çoğu zaman esasa ilişkin bir eksiklik değil, hükmün infaza elverişli biçimde kurulmamış olmasıdır. TMK'nın mal rejimine ilişkin hükümleri alacağın hesabını, HMK ise talebin nasıl kurulacağını ve hükmün ne şekilde açık olması gerektiğini belirler; aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin 4787 sayılı Kanun ise dosyanın hangi mahkemede görüleceğini etkiler. Bu rehber, kararın icra edilebilir olmasını sağlayacak kontrollere odaklanır.
Talep Aşamasında Kurulan İnfaz Zemini
İnfaz sorunlarının büyük bölümü dava dilekçesinde başlar. Talep, hangi mal rejimi dönemine ilişkin olduğunu, hangi malvarlığı kalemlerinin hesaba katıldığını ve alacağın hangi kaleme dayandığını göstermelidir. Katılma alacağı, değer artış payı ve kişisel mal iddiası farklı hukuki temellere dayandığından, hepsinin tek bir toplam rakam içinde eritilmesi hükmün belirsiz kalmasına yol açar. Faiz başlangıcının hangi tarihe bağlandığı da talepte açıkça yazılmalıdır.
Hükmün İnfaza Elverişliliği İçin Kontrol Edilecekler
- Hüküm fıkrasında alacak tutarının, para biriminin ve faiz türünün açıkça gösterilmesi
- Faizin başlangıç tarihinin tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirtilmesi
- Taşınmaz payına ilişkin hükümde ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgilerinin tam olması
- Birden fazla talep kalemi varsa her biri için ayrı hüküm kurulmuş olması
- Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin kim lehine hükmedildiğinin net olması
Takip Öncesi Adım Sırası
- Kararın kesinleşme durumu ve infaz için kesinleşme aranıp aranmadığı belirlenir.
- Hüküm fıkrasında belirsizlik varsa tavzih yoluna başvurulması değerlendirilir.
- Borçlunun malvarlığına ilişkin araştırma, takip başlatılmadan önce planlanır.
- Devir riski varsa ihtiyati tedbir veya haciz seçenekleri erken aşamada gündeme alınır.
- Takip talebindeki alacak kalemleri, hüküm fıkrasıyla birebir uyumlu yazılır.
Karşı Tarafın Malvarlığını Eritmesi Riski
Tasfiye davaları uzun sürdüğü için, dava süresince taşınmaz ve şirket paylarının devredilmesi sık karşılaşılan bir sorundur. Bu ihtimale karşı, dava açılırken tapu ve ticaret sicili kayıtlarının alınması ve dava boyunca belirli aralıklarla yenilenmesi yerinde olur. Devir gerçekleşmişse, devrin niteliğine göre ayrı hukuki yollar gündeme gelebilir; ancak bu yolların da kendi süre ve ispat koşulları vardır ve tasfiye dosyasından bağımsız kurgulanması gerekir.
Boşanma Dosyasıyla İlişkinin Yönetimi
Mal rejimi tasfiyesi çoğu zaman boşanma hükmünün kesinleşmesine bağlı olarak sonuçlanır. Bu bağ, iki dosyanın takviminin birlikte izlenmesini gerektirir. Boşanma dosyasındaki gelişmeler tasfiye dosyasının bekleme süresini uzatabileceği gibi, nafaka ve tazminat kalemlerine ilişkin hükümlerin infazı da ayrı bir planlama ister. İki dosyanın alacak kalemlerinin karıştırılması, takipte itirazla karşılaşma riskini artırır.
Buradaki başlıklar genel yol göstericidir; evlilik süresi, edinilen malların niteliği ve karar metninin yazımı sonucu değiştirir. Elinizdeki kararı takibe koymadan önce hüküm fıkrasını bir hukukçuyla birlikte okumanız faydalı olacaktır.