Mal rejimi davasında kazanılan karar, hüküm fıkrası infaza elverişli yazılmadığında pratikte sonuç doğurmaz. Mal rejimi tasfiyesinde TMK ve HMK ekseninde yürütülen süreç, alacağın miktar ve muhatap bakımından net biçimde belirlenmesini gerektirir; aksi hâlde icra aşamasında yeni bir uyuşmazlık doğar.
Tasfiye Talebinin Zamanı
Mal rejiminin tasfiyesi, kural olarak rejimin sona ermesine bağlıdır; boşanma davası devam ederken açılan tasfiye davası bekletici mesele yapılabilir. Bu nedenle iki dosyanın takvimi birlikte yönetilmeli, boşanmanın kesinleşme tarihi tasfiye dosyasına derhâl bildirilmelidir. Kesinleşme şerhli kararın dosyaya sunulmasındaki gecikme, duruşma takvimini gereksiz yere uzatan en yaygın sebeplerden biridir.
Talebin Kalemlere Ayrılması
Tek bir toplam rakam üzerinden kurulan talep, hesabın hangi kalemden geldiğini göstermediği için hem bilirkişi incelemesini hem de icra aşamasını zorlaştırır. Talep şu başlıklara ayrılmalıdır:
- Katılma alacağı: edinilmiş mallar üzerinden hesaplanan pay
- Değer artış payı: diğer eşin katkısıyla artan değere ilişkin talep
- Kişisel mal iddiası: miras veya bağış yoluyla gelen değerlerin ayrıştırılması
- Denkleştirme talepleri: mal grupları arasındaki geçişler
- Faiz başlangıcı ve türü: talebin hangi tarihten itibaren işleyeceği
İcra Edilebilirlik İçin Hüküm Fıkrası Kontrolü
Karar elde edildikten sonra hüküm fıkrası şu açılardan okunmalıdır: alacağın miktarı rakamla belirlenmiş mi, kimden kime ödeneceği açık mı, taşınmaz söz konusuysa ada parsel bilgisi yazılmış mı, faiz başlangıç tarihi gösterilmiş mi. Bu unsurlardan biri eksikse, kararın tavzihi veya tamamlanması yoluna süresinde başvurulmalıdır. İlam icraya konulduktan sonra bu eksikliklerin giderilmesi hem zaman hem masraf kaybı yaratır.
Usule Aykırı İşlem Kaynaklı Kayıplar
Delil listesinin süresinde verilmemesi, banka ve tapu müzekkerelerinin masrafının yatırılmaması, bilirkişi raporuna itirazın kanunda öngörülen süre içinde yapılmaması ve ıslah zamanının kaçırılması bu dosyalarda en sık rastlanan kayıp sebepleridir. Rapora itiraz edilmediğinde, hesap yöntemine sonradan yapılacak eleştiriler dikkate alınmayabilir. Aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin 4787 sayılı Kanun kapsamında görev itirazının ilk oturumda ileri sürülmesi de ayrı bir usul başlığıdır.
Kısa Not
Tasfiye dosyalarında başarı, hesabın doğruluğu kadar hükmün uygulanabilirliğiyle ölçülür. Her evliliğin mal varlığı yapısı kendine özgü olduğundan, kalem ayrımını ve süre takvimini kendi belgeleriniz üzerinden bir hukukçuyla birlikte kurmanız yararınıza olacaktır.