Boşanma sürecinde imzalanan protokol, çoğu zaman tarafların en hızlı çözüm aracı olarak gördüğü metindir. Ancak Türk Medeni Kanunu uygulamasında protokolün kapsamı dar tutulduğunda, boşanma kesinleştikten sonra mal rejiminden doğan alacaklar bakımından ciddi tartışmalar doğar. Bu tartışmanın hangi mahkemede ve ne zamana kadar açılabileceği, protokol metnindeki birkaç cümleye bağlıdır.
Boşanma Davası ile Tasfiye Davası Ayrı Davalardır
Boşanma kararı verilmesi, eşler arasındaki mal rejimini sona erdirir; ancak tasfiyeyi kendiliğinden gerçekleştirmez. Katılma alacağı, değer artış payı veya katkı payı istemleri ayrı bir dava konusudur. Uygulamada bu dava boşanma davasıyla birlikte açılsa bile, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talep boşanma kararının kesinleşmesi beklenerek karara bağlanır. Bu nedenle iki dosyanın takvimi ayrı ayrı izlenmelidir.
Görev ve Yetki
- Uyuşmazlık, aile mahkemelerinin kuruluş ve yargılama usulüne ilişkin mevzuat uyarınca aile mahkemesinin görev alanındadır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar.
- Boşanma davasında yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesine tanınmıştır.
- Mal rejimi tasfiyesi davasında yetki kuralları farklı işleyebilir; boşanma dosyasının görüldüğü yer, tasfiye davası için otomatik yetki doğurmaz.
- Terekeye dahil taşınmaz varsa, taşınmazın aynına ilişkin talep eklenmesi hâlinde kesin yetki kuralı devreye girebilir.
Protokolde Sık Yapılan Eksikler
- Metinde yalnızca nafaka ve velayet düzenlenip mal rejimine hiç değinilmemesi; bu durumda tasfiye talebi saklı kalır ancak taraflar arasında ispat tartışması büyür.
- Karşılıklı feragat ifadesinin hangi alacakları kapsadığının belirsiz bırakılması.
- Taşınmaz devri kararlaştırıldığı hâlde tapu işlemi için süre ve yaptırım öngörülmemesi.
- Banka hesapları, şirket payları ve araç gibi kalemlerin isim ve numara verilmeden geçilmesi.
- Protokolün hâkim tarafından onaylanıp karara geçirilmemesi; onaylanmayan metnin icra edilebilirliği tartışmalıdır.
Zamanlama Riski
Mal rejiminden doğan alacaklar zamanaşımına tabidir ve süre kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra işlemeye başlar. Tarafların anlaşma umuduyla yıllarca beklemesi, alacağın talep edilemez hâle gelmesine yol açabilir. Ayrıca bu süre boyunca mal varlığının devredilmesi ihtimaline karşı, dava ile birlikte tedbir talebinde bulunulması düşünülmelidir.
Yukarıdaki bilgiler geneldir; evlilik tarihi, edinme tarihleri ve varsa mal rejimi sözleşmesi hesabı tümüyle değiştirir. Protokol imzalamadan önce metnin mal rejimi bakımından da denetlenmesi için hukuki destek almanız uygun olacaktır.