Nafaka uyuşmazlıklarında tarafların en çok zorlandığı nokta, talebin haklılığından çok miktarın nasıl belirlendiğidir. TMK ve HMK çerçevesinde yürüyen bu dosyalarda hâkim; tarafların ekonomik durumu, çocuğun ihtiyaçları ve evlilik süresince kurulan yaşam düzeni gibi ölçütleri birlikte değerlendirir. Bu ölçütlerin hiçbiri iddiayla ispatlanamaz; hepsi belgeye ihtiyaç duyar.
Önce Talebin Türü Doğru Belirlenmelidir
- Dava süresince istenen tedbir nafakası
- Boşanma sonrası eş yararına hükmedilen yoksulluk nafakası
- Çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası
- Bakım yükümlülüğünden doğan yardım nafakası
Her birinin koşulları ve dayandığı ölçütler farklıdır. Yoksulluk nafakasında talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması tartışılırken, iştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın ekonomik gücü esas alınır. Talebin türünün yanlış belirlenmesi, dosyanın esasa ilişkin tartışmasını baştan kaydırır.
Gelir ve Gider İspatı: Dosyanın Zayıf Halkası
Delil eksikliği bu dosyalarda çoğunlukla iki yönlüdür: talep eden ihtiyacını, karşı taraf ise ödeme gücünün sınırını belgeleyemez.
- Çocuğun eğitim, sağlık ve bakım giderleri, düzenli ödeme belgeleriyle listelenir.
- Kira, aidat, fatura ve zorunlu giderler dönemsel olarak gösterilir.
- Karşı tarafın geliri için kayıtlı gelir belgeleri, işyeri ve banka kayıtlarının celbi talep edilir.
- Kayıt dışı gelir iddiası varsa, yaşam düzeyini gösteren somut verilerle desteklenir.
- Sağlık sorunu veya süreklilik gösteren özel gider varsa rapor ve fatura ile ortaya konur.
İtiraz Ederken Nereye Odaklanmalı?
Nafaka miktarına itiraz eden taraf çoğu zaman "ödeyemem" demekle yetinir. Oysa itirazın ölçülebilir olması gerekir: gelirin gerçek tutarı, bakmakla yükümlü olunan diğer kişiler, sağlık durumu ve zorunlu giderler kalem kalem gösterilmelidir. Aynı şekilde miktarın az bulunduğu iddiasında da, talep edilen artışın hangi gider kaleminden doğduğu açıklanmalıdır. Ara kararla belirlenen tedbir nafakasına yönelik beyanlar da yargılama boyunca kayda geçirilmelidir.
Artırım, Azaltım ve Kaldırma Talepleri
Nafaka, hükümle donmuş bir rakam değildir. Tarafların ekonomik durumundaki değişiklik, çocuğun eğitim aşamasının değişmesi ya da alacaklının durumundaki farklılaşma yeni bir talebe konu olabilir. Bu davalarda belirleyici olan, değişikliğin hüküm tarihinden sonra ortaya çıktığının gösterilmesidir. Hüküm tarihinde de var olan bir durum, sonradan değişiklik gerekçesi olarak kabul edilmez.
Ödenmeyen Nafakanın Takibi
Hükmedilen nafakanın ödenmemesi hâlinde icra takibi başlatılabilir; ayrıca kanunda öngörülen yaptırım da gündeme gelebilir. Bu aşamada ödeme yapıldığı savunması ileri sürülüyorsa, ödemelerin açıklamalı ve düzenli biçimde banka üzerinden yapılmış olması belirleyici olur. Elden yapılan ödemeler, karşılığında belge alınmadığında ispat edilemez.
Bu içerik genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; tarafların ekonomik durumu, çocuğun ihtiyaçları ve dosyanın aşaması sonucu değiştirir. Talebinizi oluşturmadan veya itirazınızı sunmadan önce belgelerinizle birlikte hukuki değerlendirme almanız yararınıza olacaktır.