Nafaka dosyalarında sonucu çoğu zaman talebin içeriği değil, o talebin hangi anda ve hangi usulle ileri sürüldüğü belirler. Aşağıdaki rehber, nafaka uyuşmazlıklarını dava süresi ekseninde ele alır ve usule aykırı işlem nedeniyle hak kaybı doğuran tipik anları işaret eder.
Sürenin Başlangıcı Nafakanın Türüne Göre Değişir
Tedbir nafakası, görülmekte olan bir dava içinde ve yargılama süresince istenen geçici bir korumadır; burada belirleyici olan bağımsız bir hak düşürücü süre değil, talebin dosyaya ne kadar erken ve hangi tarihten itibaren girdiğidir. Yoksulluk nafakası boşanma davasında hiç istenmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık süre içinde ayrı bir davayla talep edilmelidir. İştirak nafakası ise çocuk ergin olana kadar korunan bir taleptir; şartlar değiştiğinde artırım veya kaldırma davasına konu olur. Türlerin karıştırılması, doğru talebin süresi içinde ileri sürülmemesi sonucunu doğurur.
Görev ve Yetki Hatasının Yarattığı Fiilî Zaman Kaybı
Nafaka taleplerinde görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetki, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesindedir. Yanlış mahkemeye başvuru dosyayı doğrudan esastan düşürmez; ancak görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra kanunda öngörülen süre içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi istenmezse dava açılmamış sayılır. Uygulamada en sık görülen hak kaybı tam olarak bu ara aşamada yaşanır.
Dava Öncesi İşaretlenmesi Gereken Kalemler
- Boşanma kararının kesinleşme şerhi ve kesinleşme tarihi dosyaya alındı mı
- Talep edilen nafakanın türü dilekçede açıkça adlandırıldı mı
- Gelir, gider ve sosyal güvenlik kayıtları güncel tarihli mi
- Çocuğun eğitim ve sağlık giderleri belgeye bağlandı mı
- Karşı tarafın adres ve tebligat bilgileri güncel mi
Usule Aykırı İşlem Hangi Anlarda Doğuyor
- Harç ve gider avansı eksikliğinin verilen kesin süre içinde tamamlanmaması
- Islah veya ıslah yerine geçen bir talep artırımının süresi geçtikten sonra yapılması
- Ara kararla istenen belgenin gecikmeli sunulması ve delilin dosyadan dışlanması
- Tebligatın eski adrese çıkarılması ve yokluğunda verilen karara karşı sürelerin işlemeye başlaması
Aile hukukundan kaynaklanan bu taleplerde arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmemiştir; buna güvenerek dava şartı arayan bir ön aşama beklenmesi de gereksiz zaman kaybına yol açar.
Dosyayı Kapatmadan Önce
Nafaka talepleri tarafların ekonomik durumundaki değişime duyarlıdır; bu nedenle takvim yalnızca son güne değil, ara kontrol tarihlerine de bağlanmalıdır. Burada aktarılanlar genel nitelikte bilgilerdir. Her dosyanın kesinleşme tarihi, gelir yapısı ve tebligat geçmişi farklı sonuçlar doğurabileceğinden, adım atmadan önce dosyanın tümünü gören bir avukatla değerlendirme yapılması yerinde olur.