Nafaka uyuşmazlıklarında talebin kaderini belirleyen şey çoğunlukla hukuki nitelendirme değil, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu gösteren kayıtların dosyaya ne ölçüde girdiğidir. Beyana dayalı yürütülen dosyalarda takdir edilen miktar, gerçek gelir tablosunun uzağında kalabilir. Bu rehber, TMK ve HMK çerçevesinde nafaka dosyasının delil planını kurmaya odaklanır.
Nafaka Türüne Göre İspat Ekseni Değişir
Tedbir nafakasında ivedilik ve mevcut ihtiyacın gösterilmesi öne çıkarken, yoksulluk nafakasında boşanma sonrası yoksulluğa düşme olgusu tartışılır. İştirak nafakasında ise çocuğun eğitim, sağlık ve barınma giderleri belirleyicidir. Aynı dilekçede bu üç başlığın harmanlanması, hangi delilin hangi talebi desteklediğini görünmez kılar.
Dosyaya Girmesi Gereken Kayıtlar
- Her iki tarafın sosyal güvenlik ve prim ödeme dökümleri
- Banka hesap hareketleri ile düzenli ödeme kayıtları
- Tapu, araç ve şirket ortaklığı sorgu sonuçları
- Kira sözleşmesi, aidat, elektrik ve su faturaları
- Çocuğa ilişkin okul ücreti, kurs, sağlık ve tedavi giderleri
- Serbest çalışan taraf bakımından vergi kayıtları ve meslek kuruluşu bilgileri
Müzekkere Talebini Doğru Kurmak
- Hangi kurumdan hangi dönem aralığının isteneceği ayrı ayrı yazılır.
- Tarafın kayıt dışı geliri iddia ediliyorsa, bunu destekleyen dolaylı kayıtlar önce sunulur.
- Tanık listesi, tanığın hangi olguya ilişkin bilgi vereceği belirtilerek verilir.
- Sosyal inceleme raporu gerekiyorsa talebi erken aşamada yapılır.
- Karşı tarafın sunduğu belgelere itiraz süresi takvime işlenir.
Aile Mahkemesi Usulünün Getirdiği Farklar
4787 sayılı Kanun ile kurulan aile mahkemelerinde uzman görüşüne başvurulması mümkündür ve özellikle çocuğun üstün yararının tartışıldığı dosyalarda bu değerlendirme belirleyici olabilir. Uzman incelemesi öncesinde tarafın yaşam koşullarına ilişkin belgelerin dosyada bulunması, raporun somut verilere dayanmasını sağlar.
Delil Eksikliğinin En Görünür Sonucu
Gelirin ispatlanamaması hâlinde takdir, asgari yaşam giderleri üzerinden yapılır ve sonradan artırım davası açmak gerekir. Bu da hem zaman hem masraf yükü doğurur. Benzer şekilde, ödendiği iddia edilen nafakanın elden verilmiş olması ve dekont bulunmaması, borçlu bakımından ikinci kez ödeme riskini gündeme getirir. Nafakaya ilişkin her ödemenin açıklama yazılarak banka üzerinden yapılması bu riski büyük ölçüde azaltır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; nafaka miktarı her dosyada tarafların somut durumuna göre belirlenir. Talebinizin şekillendirilmesi için hukuki danışmanlık almanız yerinde olacaktır.