Nafaka uyuşmazlıklarında tartışma nadiren hukuki kurala ilişkindir; asıl mücadele tarafların gerçek gelirinin ve çocuğun ya da eşin gerçek ihtiyacının ortaya konmasında yaşanır. TMK nafaka türlerini ayrı ayrı düzenler; tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasının şartları ve süresi farklıdır. Delil hazırlığı da bu ayrım gözetilerek yapılmalıdır.
Nafaka türü doğru seçilmeden dosya kurulmaz
Dava süresince geçici olarak hükmedilen tedbir nafakası ile boşanmadan sonra çocuk için ödenen iştirak nafakası ve eş lehine hükmedilen yoksulluk nafakası birbirinden bağımsız taleplerdir. Talep dilekçesinde hangi tür için ne istendiği ayrı kalemler hâlinde gösterilmelidir. Aksi hâlde hüküm, talep edilmeyen kalem bakımından kurulmaz ve sonradan ayrı dava açılması gerekir.
Gelirin gerçek düzeyini gösteren kayıtlar
- Bordro ve banka hesap hareketlerinin son bir yıllık dökümü
- Serbest çalışanlarda vergi beyanları ile fiilî yaşam düzeyi arasındaki fark
- Tapu, araç ve şirket ortaklığı kayıtları üzerinden mal varlığı taraması
- Kira geliri, kredi ödemeleri ve düzenli harcamalara ilişkin belgeler
- Sosyal medya ve ilan kayıtları gibi yaşam standardını gösteren dolaylı veriler
İhtiyacın somutlaştırılması
Çocuk için talep edilen tutarın kabul görmesi, ihtiyacın kalem kalem gösterilmesine bağlıdır. Okul ücreti, servis, kırtasiye, düzenli sağlık gideri, kurs ve barınma payı ayrı ayrı belgelendiğinde talep soyut olmaktan çıkar. Yoksulluk nafakasında ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşme olgusunun, mevcut gelir ve mal varlığı üzerinden ortaya konması gerekir. HMK uyarınca delillerin dilekçeler aşamasında gösterilmesi kural olduğundan, sonradan hatırlanan belgelerin dosyaya girmesi her zaman mümkün olmayabilir.
Artırım, azaltım ve kaldırma davaları
Hükmedilen nafaka, koşulların değişmesi hâlinde yeniden değerlendirilebilir. Artırım talebinde çocuğun yaşı ve ihtiyacındaki artış, azaltım talebinde ise gelir kaybının süreklilik taşıyıp taşımadığı belirleyicidir. Yoksulluk nafakasının kaldırılması, alacaklının yeniden evlenmesi veya fiilen evli gibi yaşaması gibi hâllerde gündeme gelir; bu iddia ileri sürülüyorsa, süreklilik gösteren birlikteliğin somut delillerle ortaya konması gerekir.
Protokolle anlaşmak mı, yargılamayı sürdürmek mi?
Anlaşmalı boşanma protokolündeki nafaka maddesi, taraflar arasındaki en kalıcı hükümlerden biridir. Protokolde nafakanın her yıl hangi orana göre artacağı yazılmazsa, ilerleyen yıllarda ayrı bir artırım davası gerekir. Aynı şekilde, çok düşük bir tutarda anlaşmak kısa vadede süreci bitirse de, çocuğun ihtiyacı arttığında yeni bir yargılama süreci başlatır. 4787 sayılı Kanun kapsamındaki aile mahkemesi uygulamasında protokol, hâkim tarafından ayrıca denetlenir; bu nedenle taraf iradesi kadar çocuğun üstün yararı da gözetilir. Ödemelerin banka üzerinden ve açıklama yazılarak yapılması, ileride doğacak tahsil tartışmalarını büyük ölçüde önler.
Bu yazı genel bilgi sunar; tarafların gelir durumu ve çocuğun ihtiyaçları dosyaya göre değişeceğinden, talep miktarının ve protokol metninin bir hukukçuyla birlikte belirlenmesi önerilir.