Nafaka konusundaki uyuşmazlıkların çoğu mahkeme kararıyla bitmez; asıl zorluk kararın kâğıt üzerinde kalmayıp düzenli biçimde tahsil edilmesindedir. Türk Medeni Kanunu nafakanın türünü ve şartlarını belirlerken, tahsil aşaması tümüyle icra usulüne göre işler. Bu iki alanın birbirini nasıl beslediğini bilmeden kurulan bir takip, alacaklıyı her ay yeniden aynı noktaya döndürür.
Hükmün Yazımı Tahsili Doğrudan Etkiler
Nafakanın hangi tarihten itibaren, hangi tutarda ve hangi periyotla ödeneceğinin hükümde net görünmesi gerekir. Artış oranı belirlenmişse bunun hangi ölçüte bağlandığı da açık olmalıdır; aksi hâlde her artış dönemi ayrı bir tartışma konusu hâline gelir. Karar kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı ise nafakanın türüne göre değerlendirilir. Uygulamada en sık karşılaşılan aksaklık, tedbir nafakasının boşanma kararıyla birlikte yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüştüğü anın takip dosyasına yansıtılmamasıdır.
Takip Açılırken Yapılan Dört Hata
- Geçmiş dönem birikmiş nafaka ile işleyecek aylık nafakanın aynı kalemde gösterilmesi
- Artış oranının talep edilmemesi ve sonraki yıllarda eski tutar üzerinden takip yürütülmesi
- Borçlunun işyeri bilgisinin araştırılmadan yalnızca banka hesaplarına yönelinmesi
- Ödemelerin hangi aya mahsuben yapıldığının kayıt altına alınmaması
Maaş Haczinde Nafakanın Ayrıcalıklı Konumu
Ücret üzerindeki hacizde nafaka alacağı, diğer alacaklardan farklı bir sıraya sahiptir ve genel haciz sınırlarının ötesinde tahsil imkânı doğurur. Bu nedenle işverene gönderilecek yazının nafaka alacağı olduğunu açıkça belirtmesi, ayrıca aylık işleyen nafaka ile birikmiş borcun ayrı kalemler hâlinde bildirilmesi önemlidir. İşverenin bildirime rağmen kesinti yapmaması hâlinde başvurulacak yol da ayrıca planlanmalıdır.
Ödenmeyen Nafakada Şikâyet Yolu ve Kısa Süre
Nafaka hükmüne uymayan borçlu hakkında icra ceza mahkemesine şikâyet yolu açıktır; ancak bu yol, hak düşürücü nitelikte kısa bir süreye tabidir ve süre, ihlalin öğrenildiği tarihten işlemeye başlar. Aylar sonra toplu biçimde yapılan şikâyet başvuruları çoğunlukla süre yönünden reddedilir. Doğru yöntem, ödenmeyen her ayın ayrı bir ihlal olarak takvimlenmesi ve süresi içinde başvuru yapılmasıdır. Şikâyetten önce ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiğinin dosyadan doğrulanması da atlanmamalıdır.
Tutar Değiştiğinde Takibin Güncellenmesi
Nafakanın artırılması veya azaltılması davası sonuçlandığında, mevcut takip dosyasının yeni karara göre güncellenmesi gerekir. Eski tutarla devam eden takipler, borçlu itirazıyla karşılaştığında alacaklı aleyhine sonuç doğurabilir. Aynı şekilde çocuğun ergin olması gibi nafakayı kendiliğinden etkileyen durumlar da dosyaya yansıtılmalıdır.
Burada anlatılanlar genel çerçeveyi göstermek içindir. Nafakanın türü, kararın kesinleşme durumu ve borçlunun gelir yapısı sonucu değiştirdiğinden, takip açmadan önce dosyanızı bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz faydalı olacaktır.