Anlaşmalı boşanmada imzalanan protokolün en çok uyuşmazlık doğuran bölümü nafakadır. Metin kısa tutulduğunda ödeme günü, artış ölçütü ve sona erme hâlleri belirsiz kalır; yıllar sonra açılan davalarda ise tarafların iradesi tartışılır. TMK ve HMK ekseninde bu rehber, nafaka protokolünün mahkemece onaylanma sürecini ve sonradan değişiklik ihtimalini ele alır.
Protokol Hâkimin Onayıyla Hüküm Doğurur
Taraflar arasındaki anlaşma tek başına yeterli değildir; aile mahkemesi hâkimi protokolü çocukların ve tarafların menfaatine uygun bulmadıkça onaylamaz ve gerekli gördüğü değişikliği yapabilir. Bu nedenle protokol yazılırken hâkimin denetleyeceği başlıklar öngörülerek metin kurulmalıdır. 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yetki ve Sonraki Davalarda Merci
- Boşanma davasında yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
- Boşanmadan sonra açılan nafaka artırım veya kaldırma davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili kabul edilir.
- İştirak nafakasında çocuğun menfaati gözetildiğinden, talep kural olarak velayeti elinde bulunduran tarafça ileri sürülür.
- Yurt dışında yaşayan taraf bakımından tebligat ve temsil süreci baştan planlanmalıdır.
Protokolde Netleştirilmesi Gereken Başlıklar
- Nafakanın türü ayrı ayrı yazılır: tedbir, iştirak, yoksulluk ve varsa tazminat kalemleri karıştırılmaz.
- Ödeme günü, ödeme yöntemi ve hesap bilgisi belirtilir.
- Artış ölçütü açık bir ölçüte bağlanır; ölçüt belirsizse sonradan yorum uyuşmazlığı doğar.
- Çocukla kişisel ilişkinin günleri, saatleri ve tatil dönemleri somutlaştırılır.
- Nafakanın sona ereceği hâller kanuni sebeplerle uyumlu biçimde yazılır.
Şartlar Değişirse
Nafaka miktarı kesin ve değişmez değildir. Tarafların mali durumunda veya çocuğun ihtiyaçlarında önemli bir değişiklik olduğunda artırım, azaltım ya da kaldırma davası açılabilir. Bu davalarda değişikliğin protokol tarihinden sonra doğduğu ve süreklilik taşıdığı ispatlanmalıdır; gelir belgeleri, sosyal güvenlik kayıtları, kira ve eğitim giderleri bu ispatın temelini oluşturur.
Ödenmeyen Nafakada Süre Hassasiyeti
Birikmiş nafaka alacağı için icra takibi yapılabilir; ayrıca nafaka hükmüne uymamanın icra ceza boyutunda yaptırımı vardır ve bu yola başvuru kısa bir şikâyet süresine tabidir. Süre geçtikten sonra yapılan başvurular reddedildiğinden, ödemenin aksadığı ilk aydan itibaren takvim tutulması gerekir.
Bu açıklamalar genel bilgi niteliğindedir; ailenizin gelir yapısı ve çocukların durumu sonucu değiştirebilir. Protokolü imzalamadan önce metnin bir hukukçu tarafından okunması, ileride açılacak davaların önemli bölümünü baştan önler.