Velayete ilişkin talepler, tarafların anlaşmazlığından çok çocuğun üstün yararı ölçütüyle değerlendirilir. Bu ölçüt soyut iddialarla değil, dosyaya sunulan somut belge ve gözlemlerle doldurulur. Uygulamada kaybedilen dosyaların önemli bir kısmı esastan değil, yanlış mahkemeye açılmaktan veya iddiayı destekleyecek malzemenin hiç toplanmamış olmasından kaynaklanır.
Talebin Hangi Mahkemeye Ait Olduğunu Saptamak
Velayet, aile hukukundan doğan bir talep olduğu için aile mahkemesinin görev alanındadır; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Ancak talebin biçimi görev sorusunu değiştirmez, akışı değiştirir: velayet devam eden bir boşanma davasının içinde mi isteniyor, yoksa kesinleşmiş bir karardan sonra velayetin değiştirilmesi olarak bağımsız mı açılıyor? Birincisinde talep mevcut dosyanın delil düzenine eklemlenir, ikincisinde ise kararın verildiği tarihten bu yana koşulların esaslı biçimde değiştiğini baştan ortaya koymak gerekir.
Yetki: Çocuğun Fiilen Yaşadığı Yer Neden Önemlidir?
Bağımsız açılan velayet ve velayetin değiştirilmesi taleplerinde yetki, kural olarak davalının yerleşim yerine göre belirlenir; çocuğun fiilen bulunduğu yer ise hem yetki tartışmasında hem de sosyal inceleme sürecinde belirleyici bir veri olur. Çocuğun okul kaydı, sağlık kuruluşu dosyası ve fiilî bakım düzeni farklı illerde ise, yetki itirazının ilk itirazlar arasında ve süresinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazının zamanında yapılmaması, sonradan dile getirildiğinde dinlenmez.
Delil Eksikliğinin Velayet Dosyasında Karşılığı
Velayet dosyalarında ispat yükü klasik alacak davalarındaki gibi işlemez; hâkim resen araştırma yapabilir. Buna güvenip dosyayı boş bırakmak yaygın bir hatadır, çünkü resen araştırma çoğu zaman sosyal inceleme raporuyla sınırlı kalır. Rapora katkı sağlamayan taraf, kendi yaşam düzenini anlatma fırsatını da kaybeder.
- Çocuğun gündelik bakımını kimin üstlendiğini gösteren okul, kreş ve sağlık kayıtları
- Kişisel ilişki düzeninin fiilen nasıl işlediğine dair yazışma ve teslim kayıtları
- Barınma ve çalışma saatlerinin çocuğun rutinine uygunluğunu gösteren belgeler
- İddia edilen olumsuzlukların tarih ve kaynak bilgisiyle kronolojik dökümü
Uzman Görüşü ve Çocuğun Dinlenmesi
Ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşünün alınması, velayet incelemesinin olağan parçasıdır. Bu aşamaya hazırlıksız girilmesi, tarafın kendi anlatımıyla dosyadaki belgeler arasında çelişki doğurur. Pedagog veya sosyal çalışmacı incelemesinden önce, iddiaların belgeye bağlanmış olması; rapora itiraz edilecekse itirazın raporun somut tespitlerine yönelmesi beklenir.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her velayet dosyası kendi olgusal zemininde değerlendirilir. Çocuğun yaşı, yaşam düzeni ve tarafların koşulları hem yetkili mahkemeyi hem de toplanacak delilin niteliğini değiştirebileceğinden, adım atmadan önce dosyaya özgü bir hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.