Velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararlar verildikten sonra, asıl zorluk çoğu zaman kararın hayata geçirilmesi aşamasında yaşanır. TMK ve HMK çerçevesinde alınan bir karar, infaza elverişli yazılmadığında ya da başvuru yanlış mercie yapıldığında kâğıt üzerinde kalır.
Kararın İnfaza Elverişli Yazılması
Kişisel ilişki hükmü ne kadar belirsizse, uygulanması o kadar zorlaşır. Kararda; teslim ve iade gün ve saatleri, teslim yeri, resmî tatil ve yarıyıl düzenlemeleri ile refakat gerekip gerekmediği açıkça yer almalıdır. Uygun görüldüğü belirtilen türden esnek ifadeler, taraflar arasında yeni bir uyuşmazlık kaynağı hâline gelir. Bu nedenle hüküm kurulurken netlik talebi, dava aşamasında dile getirilmelidir.
Hangi Mercie Başvurulur
Teslim edilmeyen çocuk konusunda başvuru yolu, genel icra takibinden farklı bir düzende yürür ve çocuğun üstün yararı gözetilerek uzman eşliğinde yürütülmesi esastır. Uygulamada karışan noktalar şunlardır:
- Kararın uygulanmasına ilişkin talep ile velayetin değiştirilmesi davası ayrı süreçlerdir.
- Kişisel ilişki hükmünün ihlali iddiası ile nafaka alacağının tahsili farklı yollarla takip edilir.
- Çocuğun yurt dışına götürülmesi ihtimalinde, uluslararası mekanizmalar ve merkezî makam yolu ayrıca gündeme gelir.
- Aile mahkemesinden alınacak tedbir kararı ile infaz aşamasındaki talepler birbirinin yerine geçmez.
İhlali Belgeleyen Deliller
Teslim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini göstermek, sözlü anlatımla değil kayıtla mümkün olur:
- Teslim gününe ilişkin tutanaklar ve varsa görevli kayıtları
- Taraflar arasındaki mesajlaşmalar ve teslim talebini gösteren yazışmalar
- Okul ve sağlık kuruluşu kayıtları ile devamsızlık bilgileri
- Çocuğun bulunduğu yeri gösteren resmî kayıtlar
- Uzman ve sosyal inceleme raporları
Değişen Koşullar: İnfaz mı Yeni Dava mı
Kararın uygulanamamasının sebebi karşı tarafın direnci değil de koşulların değişmesi ise, doğru adım infaz baskısını artırmak değil, velayet ya da kişisel ilişki düzeninin yeniden belirlenmesini istemektir. Çocuğun yaşının ilerlemesi, taşınma, okul düzeninin değişmesi veya sağlık durumu bu kapsamda değerlendirilir. Çocuğun idrak çağında olması hâlinde, görüşünün alınması sürecin ayrılmaz parçasıdır.
Kapanış
Bu alanda atılan her adımın çocuk üzerindeki etkisi gözetilmelidir; usul tercihleri ile çocuğun yararı çoğu zaman aynı yönde ilerler. Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar. Aile dosyalarında koşullar hızla değişebildiğinden, kararın uygulanmasında sorun yaşandığında bir hukukçudan görüş alınması yerinde olacaktır.