İçeriğe geç
AC

Reddi Miras ile Saklı Pay Arasında: Üç Aylık Süre ve Tereke Planlaması

20 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 108 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılar için iki ayrı ve birbirine karışan takvim işlemeye başlar: borçlu bir tereke söz konusuysa mirasın reddi için tanınan kısa süre, saklı payı ihlal edilen mirasçı bakımından ise tenkis talebine ilişkin süreler. TMK ve HMK çerçevesinde bu iki yol farklı yönlere gider ve birinde yapılan tercih diğerini etkiler.

Üç Aylık Ret Süresi Ne Zaman Başlar

Yasal mirasçılar bakımından süre, miras bırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten; atanmış mirasçılar bakımından ise ölüme bağlı tasarrufun kendilerine bildirildiği tarihten itibaren işler. Bu süre hak düşürücüdür ve geçmesiyle miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır. Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır. Tereke borca batık ise, borca batıklığın tespiti ayrı bir yol olarak değerlendirilebilir; bu durum süreyi kendiliğinden uzatmaz.

Reddi Bozan Davranışlar

  • Terekeye ait mal varlığının olağan yönetim dışında kullanılması, ret hakkını düşürebilir.
  • Miras bırakanın hesabından yapılan tasarruflar kabul iradesi olarak yorumlanabilir.
  • Taşınmaz üzerinde tapu işlemi yapılması benimseme sayılabilir.
  • Bir mirasçının reddi, payın diğer mirasçılara veya alt soya geçmesine yol açar; bu nedenle aile içinde eşgüdüm gerekir.

Saklı Payın İhlali ve Tenkis

Miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar veya ölüme bağlı tasarruflar saklı paylı mirasçının payını zedeliyorsa tenkis talebi gündeme gelir. Bu talep de öğrenmeye bağlı bir süreye ve mirasın açılmasından itibaren işleyen bir üst sınıra tabidir. Tenkis talebi ile mirasın reddi birbirinin alternatifi değildir: reddedilen mirasta tenkis talep etmek kural olarak mümkün olmaz. Bu nedenle terekede borç mu yoksa gizlenmiş kazandırma mı olduğunun önce netleştirilmesi gerekir.

Tereke Envanterinin Çıkarılması

Karar vermeden önce terekenin gerçek durumunun bilinmesi şarttır. Tapu kayıtları, banka hesapları, araç kayıtları, ortaklık payları ve varsa kefalet ilişkileri araştırılmalıdır. Kefaletten doğan yükümlülükler görünürde olmayıp sonradan ortaya çıktığından, borç tablosu yalnızca bilinen alacaklılarla sınırlı tutulmamalıdır. Resmi defter tutulmasının istenmesi, mirasçıya karar için görünürlük sağlayan bir imkândır.

İlk Üç Ayın Yol Haritası

  1. Ölüm tarihi ve öğrenme tarihi yazılı olarak sabitlenir.
  2. Mirasçılık belgesi alınarak mirasçı çevresi belirlenir.
  3. Tereke mevcudu ve borçları listelenir.
  4. Ret, kabul veya resmi defter talebi arasında tercih yapılır.
  5. Saklı pay ihlali şüphesi varsa kazandırma kayıtları ayrıca incelenir.

Bu açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve her tereke kendi içinde değerlendirilmelidir. Süre kısa olduğundan, ölüm tarihinden sonraki ilk haftalarda tereke tablosunu çıkarıp hukuki görüş almanız sonradan telafisi güç sonuçların önüne geçer.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla