Miras hukukunda süreler birbirine benzediği için sık karıştırılır. Mirası reddetmek için tanınan üç aylık süre ile saklı payı zedelenen mirasçının açacağı tenkis davasının süresi aynı değildir; ikisi farklı olaylara bağlanmış, farklı sonuçlar doğuran sürelerdir. Üç aylık süreye odaklanıp tenkis takvimini gözden kaçırmak, saklı pay hakkını fiilen kullanılamaz hâle getirebilir. Bu rehber tenkis dosyasında süre ve mercii kontrolüne odaklanır.
İki Farklı Takvim
Reddi miras için tanınan üç aylık süre, ölümün ve mirasçılık sıfatının öğrenilmesine bağlıdır ve terekedeki borçlardan kurtulmaya ilişkindir. Tenkis davasında ise mirasçılar, saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren işleyen bir yıllık süre ile; vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren işleyen on yıllık süre içinde talepte bulunabilirler. Bu iki sürenin birlikte işlediği ve öğrenmeye bağlı sürenin dış sınırı aşamayacağı unutulmamalıdır.
Tenkise Tabi Olabilecek Tasarruflar
- Vasiyetname ile yapılan kazandırmalar.
- Miras sözleşmesine dayanan ölüme bağlı tasarruflar.
- Mirasbırakanın sağlığında yaptığı ve kanunda öngörülen koşulları taşıyan bazı karşılıksız kazandırmalar.
- Saklı payı ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığı anlaşılan devirler.
Devrin görünürde satış olarak yapılmış olması tek başına belirleyici değildir; bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve tarafların iradesi ayrıca değerlendirilir.
Tenkis mi, Muvazaa mı: Doğru Ekseni Seçmek
Uygulamada tenkis ile muris muvazaası talepleri sık karıştırılır. Muvazaa iddiasında devrin baştan geçersiz olduğu ileri sürülürken, tenkiste geçerli bir tasarrufun saklı payı zedeleyen kısmının indirilmesi istenir. Sonuçları, davacı çevresi ve zamanaşımı rejimi farklıdır. İki talep kademeli olarak ileri sürülebilirse de sıralamanın ve terditli talebin dilekçede açıkça kurulması gerekir; aksi hâlde mahkeme talebi hangi eksende inceleyeceğini belirlerken davacı aleyhine sonuç doğabilir.
Görev, Yetki ve Delil Hazırlığı
Tenkis davası taşınmaza ilişkin talep içeriyorsa yetki bakımından taşınmazın bulunduğu yer kuralları gündeme gelebilir; talebin niteliğine göre değerlendirme yapılmalıdır. Delil yönünden ise terekenin ölüm anındaki durumunu ortaya koyan kayıtlar belirleyicidir: tapu kayıtları ve devir belgeleri, banka hesap hareketleri, şirket pay defteri kayıtları, varsa vasiyetname ve açılma tutanağı. Saklı pay hesabı terekenin net değeri üzerinden yapıldığından, borçlar ve terekeye eklenecek değerler baştan listelenmelidir.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; her terekede devir geçmişi ve mirasçı yapısı farklı olduğundan, süreleri ve talep türünü kesinleştirmeden önce belgeleriniz üzerinden hukuki bir değerlendirme yaptırmanız önerilir.