Saklı payı zedelenen mirasçı için en kritik karar, dilekçenin içeriğinden önce hangi dava türünün seçileceğidir. Aynı olay örgüsü tenkis, muvazaa veya denkleştirme talebiyle ileri sürülebilir; her biri farklı mahkeme, farklı ispat ve en önemlisi farklı süre rejimi doğurur. Bu rehber, TMK ve HMK ekseninde bu seçimi ve süre riskini ele alır.
Üç talep, üç ayrı sonuç
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırma gerçek bir bağış ise saklı payı aşan kısım için tenkis gündeme gelir. Görünürde satış yapılmış ancak bedel ödenmemişse, işlemin muvazaalı olduğu iddiası öne çıkar. Mirasçıya yapılan ve mirastan mahsup edilmesi gereken kazandırmalarda ise denkleştirme talebi söz konusudur. Bu ayrım yalnızca teorik değildir: tenkis hak düşürücü süreye tabiyken, muvazaa iddiası süre bakımından çok daha esnek bir zemine oturur.
Yetki: son yerleşim yeri belirleyicidir
Miras davalarında yetki kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine bağlanmıştır ve bu kural taraflarca değiştirilemez nitelikte kabul edilir. Taşınmaz bulunduğu yer mahkemesine gitme alışkanlığı, miras davalarında sık rastlanan bir yetki hatasıdır. Görev yönünden ise talebin niteliğine göre asliye hukuk mahkemeleri ile sulh hukuk mahkemeleri arasındaki ayrım gözetilir; terekenin tespiti gibi talepler farklı bir kanalda ilerler.
Hak düşürücü süre neden zamanaşımı gibi işlemez
Tenkiste süre iki katmanlıdır: saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği andan itibaren işleyen kısa süre ve olayın üzerinden geçen azami süre. Hak düşürücü süre, zamanaşımından farklı olarak mahkemece resen dikkate alınır; karşı taraf ileri sürmese bile dava reddedilir. Öğrenme anının tapu kaydına erişim, veraset ilamı ya da tereke tespiti gibi somut bir olaya bağlanması, bu nedenle dosyanın en hassas noktasıdır.
Delil setini kuran kalemler
- Veraset ilamı ve mirasçılık silsilesini gösteren nüfus kayıtları
- Tapu işlem dosyaları ve devir tarihindeki değer tespitleri
- Banka hesap hareketleri ile bedelin gerçekten ödenip ödenmediği
- Mirasbırakanın gelir durumu ve devir tarihindeki sağlık kayıtları
Talebi ölçülebilir yazmak
Saklı pay oranı ve tereke değeri çoğu zaman yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle netleşir. Bu nedenle talebin belirsiz alacak veya kısmi dava olarak kurulması, harç ve zamanaşımı dengesi gözetilerek en başta kararlaştırılmalıdır. Sonradan yapılacak ıslahın süre bakımından koruma sağlamadığı hâller vardır.
Miras dosyaları aile geçmişine göre birbirinden ayrışır. Buradaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır; kayıtlarınız incelenmeden dava türü kesinleştirilmemelidir.