İçeriğe geç
AC

Tenkis Davasında Süre Savunması: Saklı Payın İspatı ve Görevli Mahkeme

9 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Tenkis davalarında dosyanın kaderini çoğu zaman esasa girilmeden önce verilen bir karar belirler: talebin süresinde açılıp açılmadığı. TMK ve HMK ekseninde yürüyen bu süreçte davacı, hem saklı payının zedelendiğini hem de bunu ne zaman öğrendiğini ortaya koymak durumundadır.

Süre Tartışmasının Başlangıç Noktası

Tenkis talebi için kanun, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesine bağlı bir süre ile tasarrufun türüne göre işleyen azami bir süre öngörür. Uygulamadaki asıl mesele, öğrenme anının hangi olayla başladığıdır. Vasiyetnamenin okunması için düzenlenen tutanak, tapu devrinin öğrenildiği yazışma, veraset ilamının alınma tarihi veya tereke tespiti dosyasındaki beyanlar bu anı belirleyen kayıtlardır. Karşı taraf süre defini ileri sürdüğünde davacının elinde tarih içeren bir belge yoksa savunma güç kazanır.

Tereke Tablosu Kurmadan Hesap Yapılamaz

Saklı payın zedelenip zedelenmediği ancak tasarruf edilebilir kısmın hesaplanmasıyla anlaşılır. Bunun için şu veriler toplanır:

  • murisin ölüm tarihindeki taşınmaz, banka ve araç kayıtları
  • sağlığında yaptığı bağışlamalar ve karşılıksız kazandırmalar
  • ölüme bağlı tasarruflar, vasiyetname ve miras sözleşmeleri
  • terekeye ait borçlar, cenaze giderleri ve terekenin idare masrafları
  • devir tarihindeki gerçek değeri gösterecek emsal ve bilirkişi verisi

Tenkis mi, Muris Muvazaası mı

İki talep sık karıştırılır. Muvazaa iddiasında devrin görünüşte satış, gerçekte bağış olduğu ve mirastan mal kaçırma amacı taşıdığı savunulur; sonucu tapu iptali ve tescildir. Tenkiste ise devrin geçerliliği tartışılmaz, yalnızca saklı payı aşan kısım geri alınır. Delil setleri de farklıdır: muvazaada bedelin ödenmediğine ilişkin kanıt, tenkiste değerleme ve oran hesabı öne çıkar. Talebin niteliği yanlış kurulursa hüküm istenen sonucu vermez.

Merci ve Yetki Kontrolü

  1. Mirasçılık belgesi, noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınır.
  2. Terekenin tespiti ve defter tutulması talepleri sulh hukuk mahkemesine yöneltilir.
  3. Tenkis ve tapu iptali istemleri asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır.
  4. Yetki bakımından murisin son yerleşim yeri mahkemesi esas alınır; taşınmazın aynına ilişkin taleplerde ise taşınmazın bulunduğu yer kuralı devreye girer.

Dava Sırasında Korunacak Menfaat

Dava süresince taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi ihtimaline karşı tapuya şerh ve ihtiyati tedbir talebi ilk dilekçede yer almalıdır. Aksi halde kazanılan hüküm uygulanabilirliğini yitirebilir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Terekenin yapısı, tasarrufların tarihi ve mirasçı sayısı hesabı tümüyle değiştirebileceğinden, süre işlemeye başlamadan bir avukatla görüşülmesi uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla