İçeriğe geç
AC

Vasiyetname Açıldıktan Sonra Üç Aylık Pencere: Görev ve Yetki Analizi

20 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 109 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince açılıp ilgililere bildirilmesi, mirasçılar için birden fazla sürenin aynı anda işlemeye başladığı andır. Bu rehber, Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde vasiyetname sonrası üç aylık pencerenin neyi kapsadığını ve hangi mahkemenin görevli olduğunu ele alır.

Üç Ay Neyin Süresidir

Miras hukukunda üç aylık süre, öncelikle mirasın reddi bakımından önem taşır. Yasal mirasçılar için bu süre kural olarak mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten, vasiyetname ile atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Süre içinde ret yapılmazsa miras, borçlarıyla birlikte kazanılmış sayılır. Buradaki en kritik nokta, terekenin borca batık olup olmadığının bu kısa süre içinde araştırılması gerekliliğidir.

Vasiyetnameye İtiraz Ayrı Bir Süredir

Vasiyetnamenin iptali ve saklı payın korunması talepleri, üç aylık ret süresiyle aynı takvimde işlemez. Bu davalar, öğrenmeye bağlı bir süre ile tasarrufun türüne göre işleyen üst süreye tabidir. Mirasçıların sık düştüğü hata, üç ay geçmediği için henüz aceleye gerek olmadığı varsayımı ya da tersine, üç ay geçtiği için her hakkın düştüğü sanısıdır. İki takvim ayrı ayrı kurulmalıdır.

  • Ret süresi: tereke borç yükünün hızla tespitini gerektirir
  • İptal davası: ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekil eksikliğine dayanır
  • Tenkis talebi: saklı payın zedelenmesine dayanır ve kendi süresine tabidir

Görevli Mahkeme İşin Türüne Göre Değişir

Vasiyetnamenin açılması ve okunması, mirasçılık belgesi verilmesi, terekenin tespiti ve defter tutulması gibi işler çekişmesiz yargı niteliğindedir ve sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girer. Buna karşılık vasiyetnamenin iptali, tenkis ve tapu iptali gibi çekişmeli davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Aynı vasiyetname etrafında hem sulh hem asliye hukukta dosya bulunması olağandır; bunların birbirine karıştırılması dava dilekçesinin görev yönünden reddine yol açar.

Yetki

Miras davalarında yetki, kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine aittir. Mirasçıların yaşadığı yer belirleyici değildir. Bu kural, terekenin bir bütün olarak aynı yerde değerlendirilmesini sağlar; taşınmazın başka ilde bulunması tek başına yetkiyi değiştirmez.

  1. Vasiyetnamenin tebliğ tarihi resmî evraktan tespit edilir.
  2. Ret süresi ve iptal davası süresi ayrı takvimlere işlenir.
  3. Tereke borç durumu için banka ve icra kayıtları taranır.
  4. Talebin çekişmeli mi çekişmesiz mi olduğu belirlenerek mahkeme seçilir.
  5. Mirasbırakanın son yerleşim yeri nüfus kayıtlarından doğrulanır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Vasiyetnamenin içeriği ve tereke yapısı sonucu doğrudan etkilediğinden, tebligat elinize ulaştığı anda süreleri birlikte hesaplayacak bir hukukçuya başvurmanız en güvenli yaklaşımdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla