Kambiyo senedine dayanan takiplerde dosyanın ilk günlerinde verilen yetki kararı, tahsilat hızını doğrudan etkiler. Çek ve bono, alacaklıya hızlı bir takip imkânı sunar; ancak yanlış yerde başlatılan bir takip hem süre hem masraf kaybına yol açar. Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde bu rehber, çek ve senet dosyalarında yetkiyi ve sulh tercihini ele alır.
Senedin unsurlarını doğrulamadan yola çıkmayın
Bir belgenin kambiyo senedi sayılabilmesi, kanunda aranan unsurları eksiksiz taşımasına bağlıdır. Bono bakımından senet metninde bono ya da emre yazılı senet ifadesi, kayıtsız şartsız ödeme vaadi, lehtar, düzenleme tarihi ve düzenleyenin imzası gibi unsurlar aranır. Unsurlarından biri eksik olan belge kambiyo senedi vasfını taşımaz; bu durumda kambiyo senetlerine özgü takip yolu kapanır ve alacak genel hükümlere göre istenir. Bu kontrol yapılmadan başlatılan takip, itiraz üzerine iptal riskiyle karşılaşır.
Yetkiyi belirleyen bağlantı noktaları
- Borçlunun yerleşim yeri, her hâlde başvurulabilecek genel bağlantı noktasıdır.
- Ödeme yeri olarak senette gösterilen yer, takip bakımından ayrıca dikkate alınır.
- Birden fazla borçlu bulunduğunda, takibin hepsini kapsayacak biçimde planlanması gerekir.
- Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi varsa, bunun kimler arasında ve hangi kapsamda yapıldığı incelenmelidir.
İtiraz geldiğinde izlenecek sıra
- İtirazın süresinde ve doğru mercie yapılıp yapılmadığı kontrol edilir.
- İtirazın konusu ayrıştırılır: imzaya itiraz ile borca itiraz farklı sonuçlar doğurur.
- İmzaya itiraz varsa, karşılaştırmaya esas alınacak imza örneklerinin temini için talep hazırlanır.
- Takibin durup durmadığı tespit edilerek hacze devam edilip edilemeyeceği belirlenir.
- İtirazın kaldırılması veya iptali yollarından hangisinin uygun olduğu, elde bulunan belgeye göre seçilir.
Ödeme planı mı, takibin sürdürülmesi mi?
Ticari ilişkinin devam ettiği ve borçlunun ödeme iradesi bulunduğu dosyalarda yapılandırma, tahsilat açısından çoğu zaman daha verimlidir. Böyle bir mutabakat yazılı hâle getirilirken senedin akıbeti, taksitlerin vadeleri ve plana uyulmaması hâlinde takibin nasıl süreceği açıkça belirlenmelidir. Senedin karşı tarafa iade edilmesi ancak ödemenin tamamlanmasına bağlanmalıdır.
Buna karşılık borçlunun mal varlığını azalttığı, aynı borçluya karşı başka takiplerin de bulunduğu ya da senet üzerinde tahrifat iddiası gündeme geldiği hâllerde anlaşma yerine haciz aşamasının hızlandırılması ve ilgili suç duyurusu seçeneğinin değerlendirilmesi daha korumacı bir yaklaşımdır.
Kapanış
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; senedin türü, üzerindeki kayıtlar ve borçlunun durumu izlenecek yolu değiştirir. Takibi başlatmadan önce senedi ve varsa sözleşmeyi bir hukukçuyla birlikte incelemeniz, yetki tartışmasında zaman kaybını önler.