İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıkta Delil Sözleşmesi: Defter ve Kayıtlarla İspat, Ortaklıktan Çıkma Kararı

7 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki güven ilişkisi zedelendiğinde tartışma hızla ispat sorununa dönüşür: kararlar usulüne uygun alındı mı, şirket kaynakları nereye aktarıldı, pay devri gerçekten gerçekleşti mi? TTK (6102) ve TBK bu soruların yanıtını büyük ölçüde yazılı kayda ve defterlere bağlar. Delil sözleşmesi ise bu zemini önceden belirleme imkânı verir.

Delil Sözleşmesi Ne İşe Yarar

Taraflar, aralarındaki uyuşmazlıkta hangi vasıtalarla ispat yapılacağını sözleşmeyle kararlaştırabilir. Ortaklık yapılarında bu hüküm, sonradan çıkacak tartışmaları belirgin biçimde daraltır. Uygulamada işlevsel olan düzenlemeler şunlardır:

  • Ortaklar arası bildirimlerin yalnızca belirli bir elektronik adres üzerinden yapılacağının kararlaştırılması
  • Şirket kayıtlarının ve muhasebe verilerinin ispat aracı olarak kabul edileceğinin belirtilmesi
  • Pay devri ve rehin işlemlerinde uyulacak şekil şartlarının açıkça yazılması
  • Toplantı ve karar süreçlerinde tutanak düzeninin tanımlanması

Bu hükümlerin sınırsız olmadığı, emredici usul kurallarını bertaraf edemeyeceği gözetilmelidir.

Defterler Kimin Lehine Delil Olur

Ticari defterlerin ispat gücü, usulüne uygun tutulmuş olmalarına bağlıdır. Kendi defterine dayanan tarafın, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının bulunduğunu, kayıtların birbirini doğruladığını gösterebilmesi gerekir. Eksik veya çelişkili kayıtlar, tersine bir sonuç doğurarak kayıt sahibinin aleyhine yorumlanabilir. Bu nedenle uyuşmazlık öncesinde defter ve belge düzeninin gözden geçirilmesi, sonradan yapılacak savunmadan daha etkilidir.

Bilgi Alma ve İnceleme Hakkının Kullanımı

Ortakların şirket işleri hakkında bilgi alma ve belirli belgeleri inceleme hakkı, uyuşmazlıkta delil toplamanın en meşru yoludur. Talebin yazılı ve konusu belirli biçimde yapılması, reddedilmesi hâlinde ise bu reddin kayda geçirilmesi gerekir. Şirket kaynaklarının yönetici ortak tarafından kişisel amaçlarla kullanıldığı iddialarında, banka hareketleri ile şirket kayıtlarının karşılaştırılması genellikle belirleyici olur. Özel denetim talebi de bu aşamada değerlendirilebilecek bir araçtır.

Kararların Geçersizliği Tartışması

Genel kurul kararlarına karşı iptal talebi, kısa süreye bağlıdır ve çağrı usulüne, gündeme, oy hakkına ilişkin eksikliklere dayandırılabilir. Buna karşılık bazı ağır sakatlıklar süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilen butlan sonucunu doğurur. İki iddianın birbirinden ayrılması, dosyanın en teknik yönüdür ve toplantıya ilişkin tüm evrakın incelenmesini gerektirir.

Devam mı, Ayrılma mı

  1. Şirketin faaliyeti fiilen kilitlenmiş durumda mı?
  2. Payın gerçek değerinin belirlenmesi için güvenilir mali veri var mı?
  3. Yönetici ortağın sorumluluğuna gidilmesi tahsil edilebilir bir sonuç doğurur mu?
  4. Ortaklıktan çıkma veya çıkarma yollarının sözleşmesel dayanağı bulunuyor mu?

Bu dört soruya verilecek yanıt, sürecin sürdürülmesi ile ayrılma arasındaki tercihin temelini oluşturur.

Bu değerlendirme genel niteliktedir; şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve pay yapısı sonucu belirgin biçimde değiştirir. Kendi ortaklık uyuşmazlığınız için ayrıntılı hukuki inceleme yaptırmanız gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla