Kambiyo senetlerine dayanan takiplerde tartışma çoğu zaman senedin varlığı üzerinde değil, senedin hangi ilişkiye dayandığı üzerinde yürür. TTK ve 6102 sayılı düzenlemenin çizdiği şekil şartları ile TBK'daki temel ilişki hükümleri birlikte okunmadığında, teminat amacıyla verilen bir senedin bedelin tamamı için işletilmesi gibi sonuçlar doğar. Bu yazı, taraflar arasındaki delil sözleşmesinin bu tartışmayı nasıl şekillendirdiğini ele alır.
Önce Senedin Kendisi: Şekil Denetimi
Bir belgenin kambiyo senedi sayılabilmesi için taşıması gereken unsurlar bellidir. Bu unsurlardan birinin eksikliği, belgenin kambiyo senedi vasfını yitirmesine ve takibin dayanağının değişmesine yol açar. Bu nedenle savunma kurulurken ilk adım, senet metninin unsur unsur incelenmesi olmalıdır.
Delil Sözleşmesi Neyi Değiştirir
Taraflar, aralarındaki ilişkiden doğacak uyuşmazlıkların hangi delillerle ispat edileceğini önceden kararlaştırabilir. Çerçeve sözleşmelerde ya da kredi ve cari hesap metinlerinde yer alan bu tür kayıtlar, örneğin defter ve kayıtların münhasır delil sayılacağını öngörebilir. Böyle bir kayıt varsa, tanık dinletme beklentisi baştan geçersiz kalır. Bu nedenle senedin dayandığı asıl sözleşme, senetten önce okunmalıdır.
- Senedin verildiği ilişkiye ait tüm sözleşme metinleri toplanır.
- Delil sözleşmesi niteliğindeki maddeler işaretlenir.
- Bu maddelerin kapsamı dışında kalan iddialar ayrıca listelenir.
- Elde bulunan yazışma ve ödeme kayıtları, sözleşmenin izin verdiği delil türleriyle eşleştirilir.
Teminat Senedi Savunmasının Zorluğu
Uygulamada en sık dile getirilen savunma, senedin teminat amacıyla verildiğidir. Ancak bu iddianın kabul görmesi, senetle aynı ilişkiye ait yazılı bir belgeye dayandırılmasına bağlıdır. Senet metnine düşülen kayıtlar, ayrı bir protokol veya karşı tarafın yazışması olmadan bu savunmayı yürütmek güçtür. Ticari defterlerin karşılıklı incelenmesi ise iki yönlü sonuç doğurabileceğinden, talep edilmeden önce kendi kayıtlarınızın da denetlenmesi gerekir.
Protokolle Kapatmak ile Menfi Tespit Arasında
Karşı tarafla yapılacak ödeme protokolü, takibin durmasını sağlayabilir; buna karşılık senedin iadesi güvence altına alınmazsa aynı belge yeniden takibe konulabilir. Protokolde senedin fiilen teslim edileceği an, ödemenin hangi borca mahsup edileceği ve takibin nasıl sonlandırılacağı açıkça yazılmalıdır. Anlaşma sağlanamıyorsa, borçlu olunmadığının tespiti yoluna gitmeden önce teminat ve zaman maliyeti hesaplanmalıdır.
Kısa Not
Bu içerik genel bilgi amaçlıdır. Kambiyo hukukunda süreler kısa ve sonuçlar ağır olduğundan, takip evrakını aldığınızda vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.