Ticari uyuşmazlıklarda esasa girilmeden önce iki ayrı yetki sorusu çözülmelidir: sözleşmeyi imzalayan kişi şirketi bağlayacak temsil yetkisine sahip miydi ve uyuşmazlık hangi mahkemede görülecektir. Bu iki başlık uygulamada sık karıştırılır; oysa ispat yükü ve delil kaynakları tamamen farklıdır. Bu rehber her ikisinin delil dosyasını ayrı ayrı ele alır.
Temsil Yetkisi Hangi Belgeyle Kanıtlanır
Şirketi bağlayan imza, kişinin unvanından değil sicile tescil ve ilan edilmiş temsil yetkisinden doğar. Bu nedenle dosyaya sözleşme tarihindeki durumu gösteren sicil kayıtları, imza sirküleri ve varsa yönetim kurulu kararı birlikte konmalıdır. Sonradan alınmış güncel sicil örneği, sözleşme tarihindeki yetkiyi göstermez; tarih uyumu bu noktada belirleyicidir. Yetkisiz imza iddiasına karşı ileri sürülen icazet veya sonraki fiillerle onaylama savunması ise ödeme, teslim ve yazışma kayıtlarıyla desteklenir.
Sözleşmedeki Yetki Kaydı
Tacirler arasındaki sözleşmelere konan yetki kaydının geçerliliği tartışıldığında bakılacak noktalar; kaydın açık ve tereddütsüz yazılıp yazılmadığı, tarafların tacir sıfatını sözleşme tarihinde taşıyıp taşımadığı ve kaydın sözleşmenin bütününe mi yoksa belirli bir ilişkiye mi ilişkin olduğudur. Çerçeve sözleşme ile ayrı ayrı siparişlerin bulunduğu ilişkilerde, uyuşmazlığın hangi metne dayandığı yetki sonucunu doğrudan değiştirir.
Belge Zincirinin Kurulması
- Teklif, sipariş formu ve sipariş teyidi arasındaki içerik uyumu
- Faturaların tebliği ve itiraz edilip edilmediğine ilişkin kayıtlar
- Ticari defterlerdeki kayıtların karşılıklı örtüşmesi
- Elektronik yazışmaların kesintisiz ve bağlamıyla birlikte sunulması
- Cari hesap mutabakat yazıları ve varsa teyit imzaları
Sulh Masası ile Dava Arasındaki Karar
Ticari uyuşmazlıkların önemli bir kısmında dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasından geçilir. Bu aşamada verilecek karar yalnızca rakamla ilgili değildir: ticari ilişkinin devam edip etmeyeceği, teminat ve rehin pozisyonu, tahsil kabiliyeti ve yargılamanın işletmeye yükleyeceği zaman maliyeti birlikte tartılır. Karşı tarafın ödeme gücü zayıflıyorsa, kâğıt üzerinde daha düşük görünen bir anlaşma fiilen daha yüksek tahsilat anlamına gelebilir. Buna karşılık temsil yetkisi tartışması esaslıysa ve sözleşmenin geçerliliği baştan sorgulanıyorsa, anlaşma metninin bu tartışmayı kapatmayacak biçimde kurulmasına dikkat edilmelidir.
Sonuç Notu
Yetki tartışmaları çoğu kez esasa hiç girilmeden dosyanın kaderini belirler. Burada anlatılanlar genel niteliktedir; sözleşme metniniz, sicil kayıtlarınız ve ticari ilişkinin seyri farklı bir değerlendirme gerektirebileceğinden hukuki görüş alınması yerinde olacaktır.